Just another WordPress.com site

Archive for May, 2010

Daha Yetkin Kadın, Daha Gelişmiş Toplum…

KAGİDER’in Garanti Bankası’nın katkılarıyla düzenlediği 2. Uluslararası Kadın Girişimcilik ve Liderlik Zirvesi dün sona erdi. İki günlük zirve yurtiçinden ve dışından üç yüzün üzerinde kadın girişimci, akademisyen, üst düzey yönetici ve sivil toplum temsilcilerinin katılımıyla yapıldı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer ilk gün, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış da ikinci günün açılış konuşmalarını yaptılar.  
İki gün boyunca daha yaşanır bir dünya için kadınların nasıl daha aktif olabileceği, yeni dünya düzenini şekillendirmede kadın liderlerin, girişimcilerin, sivil toplum kuruluşlarının rolü tartışıldı. Kadınların iş gücüne katılımının Avrupa ülkeleri ortalamasının ne kadar gerisinde olduğunun tekrar tekrar altı çizildi.   
Kadın istihdamının artırılmasına ve ücretlerin eşitlenmesine yönelik çıkan Başbakanlık Genelgesi ve Bakan Ömer Dinçer’in “Uluslararası raporlardaki hak etmediğimiz sıralamayı değiştireceğiz” sözü iktidarın bu zirveye bir armağanı gibi yorumlandı.   
Kadınların karar verme mekanizmalarında yer alması, çalışma yaşamına erkeklerle eşit oranda katılması tabii ki çok önemli. Ama ister girişimci, ister üst düzey yönetici, ister ünlü bir sanatçı, hangi alanda olursa olsun güce kavuşan, karar verme mekanizmaları içine girebilen kadınların erkek söylemine kendini kaptırmaması en fazla içselleştirilmesi gerekli olan şey. Eşiği atlayan, girdiği yeni dünyanın değerlerini çok çabuk benimsiyor. 

Konferans katılımcılarına video mesajıyla seslenen ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, kadınlara kapı açmanın herkese daha çok refah getireceğine, kadınların finansal kaynaklara ulaşmakta zorluk çektiğine dikkati çekti.

Garanti Bankası Genel Müdürü Ergun Özen, kadın girişimcilerin finansman ihtiyaçlarını karşılamak üzere Kadın Girişimci Destek Paketi’ni hazırladıklarını ifade ederek, ”Bugüne kadar paket kapsamında kullandırdığımız 9 bin 100 krediyle toplam 280 milyon lira tutarında finansman sağladık” dedi.

KAGİDER Başkanı Gülseren Onanç da dünyada hala kadına yönelik ayrımcılığın devam ettiğini belirterek, kadının güçlendiği toplumun daha adil, daha yetişmiş bir toplum anlamına geldiğini söyledi.  

Öte yandan ilk gün Elif Şafak’ın konuşmasında vurguladığı gibi kadınların kültür farklılıklarını öne sürüp birbirini ötekileştirmemesi, dayanışma içinde olması gerekiyor. Eğer bunu başarabilirsek binlerce yıllık yalnızlığımız ancak sona erebilir.

Kaynak: Referans gazetesi

Advertisements

"Gizli Müşteri" olmak ister misiniz?

 
Gizli Müşteri çalışmaları hizmet kalitesini ölçmek için kullanılan bir pazar araştırması yöntemidir.
İlgili hizmet noktasında “gerçek bir müşteri” rolüyle denetim gerçekleştiren kişilere “Gizli Müşteri” denir.

İyi bir gözlemci, dürüst, güvenilir, detaycı, hafızası ve algılaması kuvvetli, rol yeteniği olan, yazı diline hakim, iyi rapor yazabilen, dikkatli, esnek, objektif herkes gizli müşteri olabilir.

Gizli müşteri olmak için öncelikle bu hizmeti veren bir pazarlama/araştırma şirketine üye olmanız gerekir.

Üyelik esnasında kişisel bilgilerinizin yer alacağı bir form doldurursunuz. Özelliklerinize uygun bir proje olduğunda çağırılırsınız ve ilk önce projenin nasıl yürütüleceğine dair bir eğitimden geçersiniz.

Sizden beklenen tıpkı günlük hayatınızda yaptığınız gibi belirlenen mağza/şubelere giderek bir alışveriş süreci gerçekleştirmenizdir. Genelikle ziyaret gerçekleştireceğiniz mağza/şube size yakın bir bölgededir.
Tek fark ziyaretiniz sonrasında yaşadığınız deneyimleri kısa bir rapor halinde yazmanızdır ki bu rapor internet üzerinden kısa bir form doldurmak şeklinde de olabilir.

“Gizli Müşteri” olarak elde edeceğiniz kazançlar dahil olduğunuz proje ve/veya üye olduğunuz şirketin çalışma prensipleri doğrultusunda farklılık gösterebilir.
G.M olmanız karşılığında kimi zaman ücret, kimi zaman hediye, kimi zamansa normalin üzerinde indirimler kazanabilirsiniz.

Eğer siz de G.M olmak istiyorsanız aşağıdaki şirketlerin “Gizli Müşteri Başvuru Formlarını” doldurabilirsiniz.

http://www.gizlimusteri.net/Gizli_Musteri_Formu/
http://www.gizlimusterionline.com/basvuru1.asp

"Kadın Girişimci" olmanın artıları ve eksileri nelerdir?

Kadınlar girişimci olmak isteseler de, karşılarına çıkan bazı koşullar onları bazen yüreklendirmekte ama çoğu kez de olduğu gibi çekingen davranmaya itmektedir.

Girişimci olmak isteyen kadınların sahip olduğu

 
Artılar:  
● AB ülkeleri ve aday ülkeler uyguladıkları ekonomik ve sosyal politikalar kapsamında kriz zamanlarında yatırımcıyı ve girişimciyi desteklemek üzere tedbirler geliştiriyor. Bu durumda kadınların devlet ve özel sektörün sunduğu tedbirlere ulaşmak anlamında genel olarak şansları artıyor. 

● Kadın girişimciliği daha çok yeni bir olgu ve küçük girişimlerin büyütülmesi için yürütülen çalışmalar da bu nedenle kadınlar için bir avantaj oluyor. Devletler de krize karşı KOBİ’leri destekleyici tedbirler üzerinde duruyor.

● Son yıllarda; bankacılık sektöründe kadının güçlendirilmesine yönelik özel koşullarla kadın girişimciliğini destekleyen kredi paket uygulamaları geliştiriliyor.

● Dünyada ve ülkemizdeki yaygınlaşan mikro kredi uygulamalarında temel amaç kadınların, ailelerine daha iyi yaşam koşulları sağlamaları ve yoksulluktan kurtulmalarıdır. İşte bu kredi imkanlarından yararlanan kadınların daha sonra kendi işlerini kurmak için gereken özgüveni kazandıklarını görüyoruz.

● Çeşitli araştırmalarda kadınların girişimciliğe atılma eğilimlerinin, erkeklere oranla daha yüksek olduğu görülmektedir. Burada çevresel faktörler bir yana kadınların davranış ve algılama farklılıklarının önemli rol oynadığını söyleyebiliriz. Kadınların hayata yaklaşımı, öncelikleri ve tedbirleri onların girişimcilik için gerekli bazı özellikleri taşıdıklarını gösteriyor. Kadınlar iş hayatında yükselebilmek ve iddialı pozisyonlara gelebilmek için çoğu zaman işi ve ailesi arasında bir tercih yapmak zorunda kalıyor. Ancak, kadınlar bu durumun bilinci içinde, iş ve aile dengesini kurabilmiş olmayı hayattaki başarılarının vazgeçilmez bir parçası olarak değerlendiriyorlar. Böylece toplum gözünde kadının başarısı pekişiyor.

● Kadınların girişimci olmak için karşılaştıkları dezavantajları yaratan geleneksel ve yetiştirilme tarzına dayalı faktörler bazen onlar için avantajlı durum da ortaya çıkarabilmektedir.
Çünkü kadınlar küçük yaştan itibaren aile içinde sorumluluk alır ve yönetmeye başlarlar. Erkek çocukların aksine kız çocuklar kardeşlerine bakar, ev işlerini idare eder; ev halkına hizmet eder. Yönetim işini küçükten öğrenen kadınlar, iş hayatında avantajlı hale gelirler. Çocukluktan gelen ve evlilik ve çocuk bakımı gibi yükümlülüklerle devam eden yoğun hayat onların aynı anda birkaç işi birden yapmalarını sağlayan bir yetenek geliştirmelerine yol açar.

● Girişimcilik zengin bir hayal gücüne sahip olmayı ve fark yaratacak yaklaşımlarda bulunabilmeyi gerektirir. Kadınların hayal gücü ve öngörülerinin başarı şansını artıran bir avantaj olduğu söylenebilir.

● Kadınların iş hayatında erkeklere göre en önemli farkları duygusal zekâ açısından daha üstün olmaları ve ilişkilerde daha ılımlı ve olumlu yaklaşmalarıdır. Kadınlar doğaları gereği çevreleriyle daha kolay ve iyi iletişim kurarlar. Erkeklerin mecbur kalmadıkça istemedikleri yardımı kadınlar, gurur meselesi yapmadan kolaylıkla talep edebilirler. Bu da fazla gecikmeden işlerin halledilebilmesini sağlar.

●  Daha dengeli, daha yumuşak, çözüme dönük yaklaşabilmeleri nedeniyle kadınların gelecekte, insan odaklı organizasyonlarda daha çok başarılı girişimlerde bulunacağı tahmin edilmektedir.


● Doğaları itibarıyla da önsezilerinin kuvvetli olması ve cesaretleri nedeniyle kadınların hedeflerine daha kararlılıkla ilerlediğini söylemek mümkündür. Kararlılık yanında sabırlı olmaları onların kolay pes etmemelerini sağlar.

Eksiler:

● Öncelikle kadınların iş piyasasında karşılaştıkları genel dezavantajlar girişimcilik için de geçerlidir. Kadınların aile içi sorumlulukları, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde başarılı girişimciler olmalarının önünde engel teşkil ediyor. Çocuk, ev ve aile bireylerinin yükü kadının tüm enerjisini işine yöneltememesine neden oluyor. Bunu aşan kadınların daha da güçlenmiş olarak başarılı girişimci olduğunu görüyoruz ama bu durumun yarattığı dezavantaj bugün için daha fazladır.

●Mesleki eğitim ve beceri imkânlarından erkeklerle eşit seviyede yararlanamayan kadınlar için çalışma hayatının her hangi bir alanına ulaşmak zorlaşmıştır. 

● Kadınların sosyo-ekonomik statüleri ve toplumun kendisine verdiği roller, kaynaklara erişimlerini kısıtlamakta, bu nedenle kadınlar genellikle düşük kazançlı, ev eksenli faaliyetlere yönelmektedir. Bu tip faaliyetleri genişletmek için gerekli bilgi ve teknik yardımdan yoksun kalmaktadırlar.

● Kadınların, kendi işini kurabilmeleri için kendilerine ait birikimleri, tasarrufları bulunmadığından eşlerinin, ailesinin yani yakın çevrelerinin destekleri gerekmekte olup, ancak bu şekilde finansal kaynak sağlama çabasındadırlar. Bu, nakit desteği olabileceği gibi bir kredi kefaleti şeklinde olabilmektedir.

● Banka kredisi imkânlarından yararlanabilmeleri için kefil, teminat veya gayrimenkul ipoteği talep edilmektedir. İşte bu durum kadınlar için bir kısıtlayıcı faktör olmaktadır. Çünkü ülkemizde gayrimenkulün sadece yüzde 9’unun kadınlara ait olduğunu düşündüğümüzde girişimci olmak isteyen kadının temel bir dezavantajı ortaya çıkmakta, kadınların banka şartlarını yerine getirmesi neredeyse imkânsız hale gelmektedir.

● Kadınlar farklı bir bakış açıları ve iletim becerileriyle iş hayatında farklı bir alternatifler ileri sürebilseler de erkek egemen bir iş dünyası içinde zaman zaman yalnızlığa ve umutsuzluğa kapılabiliyorlar. Sırf kadın oldukları için kimi zaman görmezden gelinen kadınların azim ve kararlılıkları “hırs” olarak negatif algılanabiliyor. Erkek meslektaşları ile iş toplantılarında sohbet konuları farklı oluyor ve dışlanabiliyorlar.

● Özellikle ülkemizde kız evladın mirastan daha az önemli pay alıyor olması geleneği günümüzde de aile şirketinden daha az pay alması veya aile şirketinde çalışsa dahi yönetimde söz sahibi yapılmaması şeklinde devam etmektedir. Aileden gelen hazır bir işi yürütme şansını sadece kadın olduğu için kullanamamak önemli bir eksikliktir.

● Kız çocuğunun eğitimine önem verilmeyişinin yanı sıra baskılı bir şekilde yetiştirilmesi de kadınların kendine güveni eksik bir fert olarak genellikle risk düzeyi düşük, çalışma saatleri yoğun olmayan belirli ve maaşının olduğu işlere yönelmesine neden olabilmektedir.




kaynak: http://www.yerelgundem.com

Makyajsever tesadüfi Girişimci: Lauren Luke


Her şey 22 temmuz 2007 tarihinde makyaj yapmayı çok seven Lauren’in youtube’a ilk makyaj videosunu yüklemesi ile başladı.

O tarihte 26 yaşında eşinden boşanmış, 1 çocuk annesi sıradan genç bir kadın olan Lauren bugün kendi adına üretilmiş makyaj kitleri ve “Lauren Luke Looks” adlı bir de kitap sahibi.

Lauren önce Youtube’a “panacea81” isimli bir hesap açtı ve her gün yaptığı makyajı ayrıntıları ile anlatan ve nasıl yapıldığını gösteren bir video ekledi. Kimsenin videosunu izleyeceğinden ümidi yoktu.
Zamanla fark edildi ve çığ gibi yorumlar gelmeye başladı. Şu anda youtube’da ki kanalının 307.000 üyesi var ve videoları 63 milyon kez izlenmiş. Twitter’de ise 27.000 izleyiciye sahip.

Kazandığı başarı karşısında zaman zaman kendini çimdikleme gereği duyan Lauren zamanımızın dijital külkedisi hikayesi adeta.

Makyaj yapmada başarılı, kendine güvenen bayanlar Lauren’in izinden gidip yeni bir kariyere adım atabilirler…

Lauren’in resmi sitesi: http://www.bylaurenluke.com/

http://player.vimeo.com/video/9850923

Lauren Luke Beauty Tutorial from daniel pacrami on Vimeo.

Çerden Çöpten Emek: ÇÖP(M)ADAM

Çöp(m)adam hayatları boyunca hiç para kazanmamış kadınlara fırsat yaratmak amacıyla oluşturulmuş bir Sabancı Üniversitesi Toplumsal Duyarlılık Projesidir.
 

Türkiye’de kadınlar nüfusun yarısını oluştururken, bunların sadece yüzde 24 işgücü piyasası içerisinde yer almaktadır. Basit bir hesap ile, Türkiye’de her dört kadından sadece bir tanesi çalışmakta; üç kadının ise düzenli geliri veya herhangi bir sosyal güvencesi bulunmamaktadır.

Çöp(m)adam projesi, işte toplumun bu kesimini oluşturan kadınlara yönelik tasarlanmış bir kalkınma projesidir. Proje kapsamında geri dönüşümlü malzemeden kullanılabilir ürün üreten kadınlara, hayatlarını kazanabilmeleri ve yaşam kalitelerini artırabilmeleri için yaratıcı ve eğlenceli bir imkan sağlanmaktadır.

Çöp(m)adam projesinin bir diğer özelliği ise; çanta yapımında kullanılan tüm malzemenin geri dönüşümlü materyallerden seçiliyor olmasıdır (iplik ve fermuar dışında). Hammaddenin neredeyse tamamına yakını, kolaylıkla çöpe attığımız ve bir daha asla geri dönüştürülmeyen malzemelerden oluşmaktadır. Ancak üretilen ürünler kullanılmadan önce, yapımda kullanılmakta olan hammaddeler yıkanmakta ve sterilize edilmektedir.

Proje kapsamında Türkiye’nin farklı bölgelerinde kurulan atölyelerde (Ayvalık, Diyarbakır ve İstanbul) kadınlara geri dönüşümlü malzemeden çanta yapımı, eğitmenler tarafından öğretilmektedir. Kadınlar, öğrendikleri bilgileri ve edindikleri hammaddeleri kullanarak ister mevcut atölyelerde, ister evlerinde çantaları üretmektedirler. Kadınlar ürettikleri çanta başına düzenli bir gelir elde etmektedirler. 

Projenin web adresi: http://copmadam.sabanciuniv.edu/index.html

Eğer siz de daha ayrıntılı bilgi almak veya sipariş vermek isterseniz aşağıdaki mail adreslerinden ve telefon numaralarından da iletişime geçebilirsiniz   

Ayvalık Merkez Atölye                                                                
Tara Hopkins
Tel: 0266 312 1360  
e-mail: tara@sabanciuniv.edu 

TDP Ofis, Sabancı Üniversitesi
Neşe Aktuğ
Tel: 0216 483 94 76
e-mail: nese@sabanciuniv.edu

Çikolata+Çiçek=Yeni Sektör

Hastanedeki çiçek ve baklavadan ilham alarak lezzet çiçekleri adını verdiği Bonny Food markasını yaratan Didem Alsoy, Türkiye’de yeni bir girişimcilik tarzı da yarattı.
Türkiye Kadın Girişimciler Derneği’nin (KAGİDER) düzenlediği 4. Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’da üçüncülük ödülünü kazanan Didem Alsoy, Mart 2009’da hizmete soktuğu “Bonny Food” markasıyla çiçekçilik ve gıda sektörlerini birleştirerek 6 ayda 1.3 milyon TL ciroya ulaştı. 2010’da yüzde 800 büyümeyi hedefleyen “Bonny Food” markasıyla 2012 yılında halka açılmaya hazırlanan Alsoy, “Türkiye’de 7 bin çiçekçi, 14 bin pastane var. Bu iki alanı birleştirerek hem göze hem damağa hitap eden bir konsept yarattık” dedi. 

Darüşafaka Lisesi’ni bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi İngilizce İşletme bölümünde okumaya başlayan Didem Alsoy’un hikayesi, kadın girişimcilerin ekonomide nasıl fark yaratabileceğini ortaya koydu. İş hayatına 17 yaşında bir tekstil firmasında başlayan Alsoy, daha sonra bankacılık sektörüne geçti. “O günlerde gündüz tekstil işinde, akşamları ise call center’larda çalışıyordum” diyen Alsoy, internet bankacılığı konusunda geliştirdiği fikirler sayesinde kısa sürede hızla yükseldi. 
Birkaç yıl önce lenf kanseri bezi ameliyatı olmak için hastaneye yatan Didem Alsoy, hastaneye gelen “geçmiş olsun” çiçeklerini ve tepsi tepsi baklavayı koyacak yer bulamayınca, yeni bir iş alanının da kapılarını aralamış oldu. ABD’de 1984’ten beri yapılan meyve süslemeciliği işini bir adım ileri götürmeye karar veren Alsoy, meyve, çikolata ve kek aranjmanlarından oluşan “Bonny Food-lezzet çiçekleri” konseptini tasarladı. İyileşir iyileşmez kafasındaki projeyi hayata geçirmek için kolları sıvayan Alsoy, bankacılık sektöründe birlikte çalıştığı Hamit Kekeç ile birlikte Ekim 2008’de şirketini kurdu. Yalnızca internet üzerinden hizmet veren Bonny Food için 6 aylık bir Ar-Ge süreci yaşadıklarını anlatan Alsoy, 167 farklı ürünün yaratım sürecinin her aşamasında çalıştığını söyledi. Alsoy, “Mart 2009’da faaliyete geçtiğimizde başarılı olacağımızı çok iyi biliyordum. Yılsonuna kadar 1.3 milyon TL ciroya ulaştık. Şu anda Türkiye genelinde 8 şubeye ve 100 çalışana sahibiz” diye konuştu

“Bonny Food” konseptini yaratmadan önce ABD’de meyve süslemeciliği yapan bir firma ile bağlantıya geçen Alsoy, kendisinden  işi öğretmek için 245 bin dolar talep edilince; “ben sizden daha yaratıcı işler yaparım’ demiş ve kendi konseptini  yaratmış.

Kaynak: Referans Gazetesi

Alfa P.’nin Köşesi-2

             

               40 Yaş 40 Kadın

Dün Cevahir avm’de klasikleşmiş D&R turumu atarken gözüme bir kitap ilişti: “40’ında 40 Kadın”

Tuluhan Tekelioğlu’nun , 40 yaşındaki 40 kadının hayat  hikayesini yazıya döktüğü bir kitaptı bu.

Aslında 360 saat çekim yapılmış ve 51 dakikaya sığdırılmış bir belgeselin  kitaplaşmış hali “40’ında 40 Kadın”

Okuyanı, okuyamamışı, esmeri, kumralı, her tenden, meslekten, farklı hayat tecrübelerinden gelen çocuklu-çocuksuz, bekar, evli, boşanmış 40 istanbul kadını Evliği, erkekleri, çocuk ve aşkı, korkuları, yalnızlığı anlatmış.

Vallahi oracıkta bir koltuğa çöküp bitirdim koca kitabı..

Bazı yerlerde kendimi gördüm 40’ına 4 kalmış bir kadın olarak.

Çok etkilendim; o 40 kadından biri olmak istedim..

İstedim ki Tuluhan Hanım bana da röpörtaja gelsin, ben de anlatayım

“Başarmak için çok çabaladım; tuğla üzerine tuğla koyarak inşa ettim..” diyebileyim 4 sene sonra..

Hayal ettim; çok moda deyimle “secret yaptım” ve cosmosun derinliklerine saldım.

4 yıl sonra hedefim olan noktada olacakmıyım..?

40 yaşında iş hayatı, ev hayatı düzgün ve dengeli “Alfa Kadın” olmayı başarabilecek miyim?

Göreceğiz…

not: Kitabı tüm “Alfa Kadın”lara tavsiye ediyorum. Çok feyz alınası hikayeler var içinde.

http://video.mynet.com/gagarino/40-inda-40-kadin/498959.swf
40 ında 40 kadın | video.mynet.com

Tag Cloud