Just another WordPress.com site

Kadınlar girişimci olmak isteseler de, karşılarına çıkan bazı koşullar onları bazen yüreklendirmekte ama çoğu kez de olduğu gibi çekingen davranmaya itmektedir.

Girişimci olmak isteyen kadınların sahip olduğu

 
Artılar:  
● AB ülkeleri ve aday ülkeler uyguladıkları ekonomik ve sosyal politikalar kapsamında kriz zamanlarında yatırımcıyı ve girişimciyi desteklemek üzere tedbirler geliştiriyor. Bu durumda kadınların devlet ve özel sektörün sunduğu tedbirlere ulaşmak anlamında genel olarak şansları artıyor. 

● Kadın girişimciliği daha çok yeni bir olgu ve küçük girişimlerin büyütülmesi için yürütülen çalışmalar da bu nedenle kadınlar için bir avantaj oluyor. Devletler de krize karşı KOBİ’leri destekleyici tedbirler üzerinde duruyor.

● Son yıllarda; bankacılık sektöründe kadının güçlendirilmesine yönelik özel koşullarla kadın girişimciliğini destekleyen kredi paket uygulamaları geliştiriliyor.

● Dünyada ve ülkemizdeki yaygınlaşan mikro kredi uygulamalarında temel amaç kadınların, ailelerine daha iyi yaşam koşulları sağlamaları ve yoksulluktan kurtulmalarıdır. İşte bu kredi imkanlarından yararlanan kadınların daha sonra kendi işlerini kurmak için gereken özgüveni kazandıklarını görüyoruz.

● Çeşitli araştırmalarda kadınların girişimciliğe atılma eğilimlerinin, erkeklere oranla daha yüksek olduğu görülmektedir. Burada çevresel faktörler bir yana kadınların davranış ve algılama farklılıklarının önemli rol oynadığını söyleyebiliriz. Kadınların hayata yaklaşımı, öncelikleri ve tedbirleri onların girişimcilik için gerekli bazı özellikleri taşıdıklarını gösteriyor. Kadınlar iş hayatında yükselebilmek ve iddialı pozisyonlara gelebilmek için çoğu zaman işi ve ailesi arasında bir tercih yapmak zorunda kalıyor. Ancak, kadınlar bu durumun bilinci içinde, iş ve aile dengesini kurabilmiş olmayı hayattaki başarılarının vazgeçilmez bir parçası olarak değerlendiriyorlar. Böylece toplum gözünde kadının başarısı pekişiyor.

● Kadınların girişimci olmak için karşılaştıkları dezavantajları yaratan geleneksel ve yetiştirilme tarzına dayalı faktörler bazen onlar için avantajlı durum da ortaya çıkarabilmektedir.
Çünkü kadınlar küçük yaştan itibaren aile içinde sorumluluk alır ve yönetmeye başlarlar. Erkek çocukların aksine kız çocuklar kardeşlerine bakar, ev işlerini idare eder; ev halkına hizmet eder. Yönetim işini küçükten öğrenen kadınlar, iş hayatında avantajlı hale gelirler. Çocukluktan gelen ve evlilik ve çocuk bakımı gibi yükümlülüklerle devam eden yoğun hayat onların aynı anda birkaç işi birden yapmalarını sağlayan bir yetenek geliştirmelerine yol açar.

● Girişimcilik zengin bir hayal gücüne sahip olmayı ve fark yaratacak yaklaşımlarda bulunabilmeyi gerektirir. Kadınların hayal gücü ve öngörülerinin başarı şansını artıran bir avantaj olduğu söylenebilir.

● Kadınların iş hayatında erkeklere göre en önemli farkları duygusal zekâ açısından daha üstün olmaları ve ilişkilerde daha ılımlı ve olumlu yaklaşmalarıdır. Kadınlar doğaları gereği çevreleriyle daha kolay ve iyi iletişim kurarlar. Erkeklerin mecbur kalmadıkça istemedikleri yardımı kadınlar, gurur meselesi yapmadan kolaylıkla talep edebilirler. Bu da fazla gecikmeden işlerin halledilebilmesini sağlar.

●  Daha dengeli, daha yumuşak, çözüme dönük yaklaşabilmeleri nedeniyle kadınların gelecekte, insan odaklı organizasyonlarda daha çok başarılı girişimlerde bulunacağı tahmin edilmektedir.


● Doğaları itibarıyla da önsezilerinin kuvvetli olması ve cesaretleri nedeniyle kadınların hedeflerine daha kararlılıkla ilerlediğini söylemek mümkündür. Kararlılık yanında sabırlı olmaları onların kolay pes etmemelerini sağlar.

Eksiler:

● Öncelikle kadınların iş piyasasında karşılaştıkları genel dezavantajlar girişimcilik için de geçerlidir. Kadınların aile içi sorumlulukları, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde başarılı girişimciler olmalarının önünde engel teşkil ediyor. Çocuk, ev ve aile bireylerinin yükü kadının tüm enerjisini işine yöneltememesine neden oluyor. Bunu aşan kadınların daha da güçlenmiş olarak başarılı girişimci olduğunu görüyoruz ama bu durumun yarattığı dezavantaj bugün için daha fazladır.

●Mesleki eğitim ve beceri imkânlarından erkeklerle eşit seviyede yararlanamayan kadınlar için çalışma hayatının her hangi bir alanına ulaşmak zorlaşmıştır. 

● Kadınların sosyo-ekonomik statüleri ve toplumun kendisine verdiği roller, kaynaklara erişimlerini kısıtlamakta, bu nedenle kadınlar genellikle düşük kazançlı, ev eksenli faaliyetlere yönelmektedir. Bu tip faaliyetleri genişletmek için gerekli bilgi ve teknik yardımdan yoksun kalmaktadırlar.

● Kadınların, kendi işini kurabilmeleri için kendilerine ait birikimleri, tasarrufları bulunmadığından eşlerinin, ailesinin yani yakın çevrelerinin destekleri gerekmekte olup, ancak bu şekilde finansal kaynak sağlama çabasındadırlar. Bu, nakit desteği olabileceği gibi bir kredi kefaleti şeklinde olabilmektedir.

● Banka kredisi imkânlarından yararlanabilmeleri için kefil, teminat veya gayrimenkul ipoteği talep edilmektedir. İşte bu durum kadınlar için bir kısıtlayıcı faktör olmaktadır. Çünkü ülkemizde gayrimenkulün sadece yüzde 9’unun kadınlara ait olduğunu düşündüğümüzde girişimci olmak isteyen kadının temel bir dezavantajı ortaya çıkmakta, kadınların banka şartlarını yerine getirmesi neredeyse imkânsız hale gelmektedir.

● Kadınlar farklı bir bakış açıları ve iletim becerileriyle iş hayatında farklı bir alternatifler ileri sürebilseler de erkek egemen bir iş dünyası içinde zaman zaman yalnızlığa ve umutsuzluğa kapılabiliyorlar. Sırf kadın oldukları için kimi zaman görmezden gelinen kadınların azim ve kararlılıkları “hırs” olarak negatif algılanabiliyor. Erkek meslektaşları ile iş toplantılarında sohbet konuları farklı oluyor ve dışlanabiliyorlar.

● Özellikle ülkemizde kız evladın mirastan daha az önemli pay alıyor olması geleneği günümüzde de aile şirketinden daha az pay alması veya aile şirketinde çalışsa dahi yönetimde söz sahibi yapılmaması şeklinde devam etmektedir. Aileden gelen hazır bir işi yürütme şansını sadece kadın olduğu için kullanamamak önemli bir eksikliktir.

● Kız çocuğunun eğitimine önem verilmeyişinin yanı sıra baskılı bir şekilde yetiştirilmesi de kadınların kendine güveni eksik bir fert olarak genellikle risk düzeyi düşük, çalışma saatleri yoğun olmayan belirli ve maaşının olduğu işlere yönelmesine neden olabilmektedir.




kaynak: http://www.yerelgundem.com

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

Tag Cloud

%d bloggers like this: