Just another WordPress.com site

Archive for June, 2010

Süper Kadın Sendromu…

 .
Günümüz kadını ev, iş, çocuklar, sosyal etkinlik derken hızlı bir tempo içinde adeta kayboluyor. Toplumun yükseldiği ve üstlendiği her rolde kendisini en iyi yapmak zorunda hissediyor.
Herkes işinde başarılı, evinde tüm gereksinimleri eksiksiz karşılayan, eşine, çocuğuna, dostlarına vakit ayırabilen mükemmel bir eş olmayı ister. Ancak bunları gerçekleştirirken etrafınızdakileri de baskı altına almaya başlamışsanız, sürekli daha iyisini istiyorsanız tehlike çanları çalıyor demektir. Süper kadın, en iyiyi yapmak isteyen ama kendini ve etrafındakileri sürekli zorlayan, bunaltan bir kadın tipi. Oysa ideal olan, kapasitesinin sınırlı olduğunu bilen, doğru değerlendirme yapabilen, kendini üstün olmak zorunda hissetmeyen kadın.


Süper kadın sendromu, kadının pek çok alanda kendini ispat etme çabasının bir sonucu. Bu çabayı başlatan etkenlerse; kendini güvende hissetme ihtiyacı, saygı görme ve takdir edilme isteği. Kadınların büyük çoğunluğu evlilikle gelen iyi eş, iyi anne misyonunu yerine getirmekten büyük bir mutluluk duyuyor. Zaman içinde gerek yaşam deneyimlerinin ve kişiliklerin oturması sonucu, artık kendileri için de bir şeyler yapma ihtiyacı hissediyorlar. Ayrıca gerek yazılı ve görsel basındaki, gerekse hayat içinde karşılaştıkları kariyer sahibi, bakımlı, başarılı örnekler de kadını etkiliyor. Açıkça görülen o ki, süper kadın sendromu aslında temelde kendine ve etrafa güven duymayan kadınların sorunu.
Akşama kadar işyerinde boğuşan kadın, eve geldiğinde de evin gereksinimleri için uğraşıyor. Kalan zamanlarını eşine ve çocuğuna ayırıyor, aynı zamanda bakımlı ve formda kalmak için çabalıyor. Ortaya çıkan tablo ilk bakışta çok da kötü değil ama hızla akıp giden zaman içinde evde, işte, her konuda aşırı titizlenmek ne yazık ki sağlıklı sonuçlar doğurmuyor.

Sürekli başkaları adına düşünmek, rolleri paylaşabilecekken hepsini sırtlanmak süper kadının tipik özelliği. Kendinizde bunun işaretlerini görüyorsanız, bu sendromdan uzaklaşabilmenin yolunun kendinizi rahatlatmaktan geçtiğini unutmayın, çünkü kapasiteyi zorlayan beklentilerin gerçekleşmemesi suçluluk duygusuna sebep oluyor. Özellikle bu histen uzaklaşmak için, herkesin bir limiti olduğu gerçeğinin kabullenilmesi şart. Çabalarınıza rağmen bazı şeyleri değişterimiyorsanız, yardım almak en iyi çözüm yolu.
Advertisements

Anjea: Denizli’den Bir Başarı Öyküsü…

 .
Denizli Sanayi Odası’nın, Stockholm Ticaret Odası ile birlikte düzenlediği, “Kadın Girişimciliğini Geliştirmek için Denizli ve Stockholm Odaları İşbirliği”projesine katılan 12 kadından biri olan Vildan Çaputçu, aldığı eğitimin hakkını veriyor. Girişimcilik eğitimini başarı ile tamamlayan Vildan Çaputçu, Mehmetçik Mahallesin’de, tasarım mağazası açtı. DSO’nun projesinde; ithalat, ihracat, hukuk, vergi, muhasebe, satış pazarlama, iletişim, ürün geliştirme ve marka konularında eğitim alan Vildan Çaputçu, öğrendiklerini uygulamaya geçirdi. 

Vildan Çaputçu, 14 yıl ev hanımlığı yaptıktan sonra 2001 yılında DEBA’da işe başladı. Fabrikanın desen bölümünde bir süre çalışan Çaputçu, kendini de desen çizimi konusunda geliştirdi. Geçen yıl DEBA’nın kapanmasıyla işsiz kalan Vildan Çaputçu,Mehmetçik Mahallesi’nde iki katlı müstakil bir ev kiralayarak Anjea Desingner’s Store isimli bir butik açtı.
Vildan Çaputçu, mağazasında kendi yaptığı tasarımlar ile Aşk-ı Memnu gibi dizilerdeki oyuncuların giydiği kıyafetler ve takılardan sattığını söyledi. Çaputçu, mağazasında özel giysiler ve takılar sattığını anlatırken, “Herkesten farklı bir işyeri açmak istedim. Benim açtığım mağaza diğerlerinden çok farklı, gelenler kendini ev ortamı sıcaklığında hissediyor. Çaylarını içerken tasarımları da inceleyebiliyor” dedi.

kaynak:denizlihaber.com

Evden Çalışmanın Zorlukları…

 .
Çoğu zaman insanlar evlerinde bir ofis kurarak “evden çalışanlar”ın arasına katılmak ister. Çünkü evden çalışmak, stressiz bir iş yaşamı ve rahatlık demektir. İstediğiniz şekilde giyinebilme, çalışma saatlerini kendinizin belirleyebilme, kararlar alıp çabuk uygulayabilme özgürlüğü, evden çalışmak için gayet çekici sebeplerdir.
Fakat “evden çalışma”nın da kendine has zorlukları vardır. işte bu sorunlardan bazıları ve çözüm önerileri:

Evden çalışırken sadece sizin işinize konsantre olmanız yeterli değildir. Tüm ev halkının buna hazır olması gerekir. Çalışırken, ailenizin tüp bitti, çöpü döker misin veya diğer ev işleri gibi isteklerle gelmesi sizi oldukça zorlayabilir ve bezdirebilir. Hayır ben buna izin vermem demeyin, çünkü talepler en sevdiğiniz insanlardan gelecek. Bu yüzden evden çalışmak daha komplike bir durumdur. Bu durumu aşabilmek için evdeyken birbirinize orada yokmuşsunuz gibi davranın ve mümkün olduğunca iletişim kurmayın.
Evden çalışırken kullandığınız ofis sizin yaşam alanınız içinde olduğu için bu sizde verimsizlik yaratabilir. Çalışma saatlari dışında da ofisinizde zaman geçiriyor veya ofisinizi görebiliyorsanız bu sizde belli bir süre sonra iş ve çalışma saatlerinin karışmasına, gözünüzün aynı ortamlara alışması nedeniyle motivasyon kaybına sebep olacaktır. Bu nedenle iş saatleri dışında ofisinizde zaman geçirmeyin. Eğer ofisinizin kapısı açıksa ve her seferinde ofisinizi görebiliyorsanız kapıyı kapatın ve kendinizi çalışma saatleri dışında ofisinizden soyutlayın.
Evden çalışmak bazen iş görüşmelerinizde sorun yaratabilir. Bu sorunlar müşteriniz tarafından ciddiye alınmamak veya müşterinizin işinizde amatör olduğunuzu düşünmesi gibi sorunlar olabilir. Eğer evden çalışarak para kazandığınız işte müşterilerinizle çalışma ortamınızda görüşmeniz gerekiyorsa, ofisiniz ayrı bir girişe sahip olsun. Eğer böyle bir imkanınız yoksa ofisiniz, evinizin girişine en yakın yerde veya odada olmalı. Böylece daha profesyonel bir iş ortamı ve iş görüşmesi sağlayabilirsiniz. Tüm bunlar sizin için içinden çıkılmaz bir soruna dönüşüyor veya verimliliğinizi ve motivasyonunuzu kaybetmenize yol açıyorsa iş görüşmelerinizi müşterinizle mütabık kaldığınız kaliteli bir kafede yapabilirsiniz. Bu durum sizin için evde görüşme haricinde en iyi seçenek olacaktır.

kaynak:girisimciyim.org

Sergiye Davet…

Kadının Sosyal Hayatını Araştırma ve İnceleme Derneği Ayvalık Şubesi’nin öğretmenleri Aysel Güngör mihmandarlığında, bir yıllık çalışmalarından derlenen en güzel eserlerle oluşturulan “Kırkyama,Dantel, Anglez-Boyutlu Resim, Hamur Seramik Sergisi” 30 haziran-03 temmuz 2010 tarihleri arasında gezilebilir.

Yer: Belediye Sanat Galerisi (Ayvalık)
Açılış Kokteyli: 30.06.2010 Çarşamba
 Saat: 17.30

İş Aramada Başarılı Olmak İçin Gereken 3 Özellik…

 .

Günümüzdeki iş arama süreci herkes için zorlu bir süreçtir. İş arayan kişiler yılların deneyimine ve etkileyici derecelere sahip olmalarına rağmen, kendilerini uzun ve zorlu bir süreçte bulurlar. İş ararken izlenecek yolda başarılı olmak için sabit bir formül yoktur fakat burada size yardımcı olabilecek bir iki özelliği sıralayabiliriz:

1-ADAPTASYON
İş aramada başarılı kişiler işverenlerin isteklerine adapte olurlar. Bu yönleri onların göze çarpmasını sağlar.

2-ATILGANLIK
İş aramada başarılı kişiler kararlı bir kişiliğe sahiptirler. Kendilerini istikrarlı bir konuma getirebilmek için azimle hareket ederler.

3-KENDİNİ TANIMA
Kendini bilmek, kendi dayanıklılığının sınırlarını bilmek ve yeteneklerinin farkında olarak iş görüşmesi sırasında bunları etkili bir biçimde ifade edebilmekte size yardımcı olur. İş görüşmenize kendinizi bilerek, yapacağınız işi anlayarak ve bu işe nasıl uyum sağlayabileceğinizi görerek hazırlanın. Sosyal medya sizlere güvenilirliğinizi ve kendinizden emin oluşunuzu göstermek adına ek fırsatlar sunar.

“Geleceğin Kadın Liderleri” Sertifikalarını Aldı…


.
Türkiye’deki kadınların iş gücüne katılımını sağlamak amacıyla çalışmalarını sürdüren KAGİDER, “Geleceğin Kadın Liderleri” projesini genç kadınların önünü açmak, toplum ve iş hayatındaki yerini kuvvetlendirmek için oluşturdu.
KAGİDER, program çerçevesinde 21 – 25 yaş arası, üniversitelerden 2008 – 2009 yıllarında mezun olmuş veya 2010 yılında mezun olacak 56 genç kadını 14 – 17 Haziran tarihleri arasında 4 gün süren eğitim programına tabi tuttu.

Verilen eğitimler arasında kariyer planlaması, iş ahlakı, etkin iletişim, iş yeri davranış biçimleri, iş aramada teknolojinin kullanımı, CV yazma, mülakat süreci, hedef belirleme, bankacılık, telekomünikasyon ve reklamcılık vardı. KAGİDER, eğitim sonrası süreçte sertifika programını tamamlayan genç kadınlara mentorluk desteği sağlayacak.

17 Haziran Perşembe günü gerçekleştirilen Sertifika Töreni’nde konuşan KAGİDER Yönetim Kurulu üyesi Gülden Türktan, 423 aday arasından seçilen 56 genç kadın lider adayının eğitimler sırasında yüksek performans gösterdiklerini dile getirdi. KAGİDER’in setifika programını tamamlayan genç kadınların iş bulması için özel sektörün önde gelen şirketleri ile temasa geçildiğini belirten Türktan, “Her biri birbirinden başarılı ve yetenekli genç kadınlarımıza desteğimiz devam edecek” şeklinde konuştu.

Nasıl Yeni İş Fikri Geliştirilir..?

  .

Yeni bir iş fikri geliştirmek için öncelikle aşağıdaki temel sorulara cevap bulmalıyız:

– Hangi bilgi, beceri ve yeteneklere sahibiz?
·         – İyi ürettiğimiz bir mamul veya hizmet var mı? Bu mal veya hizmet piyasada satılabilir mi?
·         – Yakın çevremizde insanlar hangi mal veya hizmeti talep ediyor ve bulamıyor?
·         – Yakın çevremizde üretilen hangi mal ve hizmetlere çok talep var? Bu talep tamamen veya kısmen karşılanıyorsa da, acaba bunlar daha iyi kalitede veya daha ucuza üretilebilir mi?

İyi yapabildiğimiz bir iş, iyi bildiğimiz bir konu başlangıç noktamız olmalı. Ama her şeyden önce etrafımıza bakmalıyız. Piyasada talebi olan ve talebin tam olarak karşılanmadığını ve üretebileceğimizi düşündüğümüz mal ve hizmetleri saptamak için öncelikle yakın çevremizi gözlemlemeliyiz, soruşturmalıyız ve araştırmalıyız. Bu şekilde piyasada bir talebin karşılanmasında bir boşluk varsa, onu tespit edebiliriz. Bu boşluğu dolduracak bir çözümü geliştirecek bilgi, beceri ve yeteneğimiz olup olmadığını, eğer yoksa bu bilgiyi kolayca edinip edinemeyeceğimize bakmalıyız. Piyasada miktar olarak yeterli sayıda üretilen bir mal veya hizmet, kalite açısından tüketiciye yeterli gözükmeyebilir.  Bütün mesele, yeni bir mal veya hizmet üretemiyorsak, mevcut üretilip satılan ve bizim de üretebileceğimizi düşündüğümüz mal ve hizmetlere bir fark katabilmektir.

Yapabileceğimiz bir veya birkaç işi saptadıktan sonra, bu konuda bir pazar araştırması yapmak yararlı olacaktır. Pazar araştırmasını satış yerlerine giderek,satıcılarla ve müşterilerle konuşarak, gözlemleyerek ve üreticiler yakındaysa, üreticilerle konuşarak ve gözlemleyerek yapabiliriz.  Eğer olanak varsa, bu araştırmayı web sayfalarını araştırarak veya yakındaki Ticaret Odası veya Esnaf Odalarından bilgi alarak da yapabiliriz.  Bu araştırmada aşağıdaki soruların cevaplarını aramalıyız:

Kendimizle ilgili:
–          Bu işi gerçekten yapmak istiyor muyum?
–          Koşulları bana uygun mu?
–          İşin gerektirdiği belli bir ustalık var mı? Becerilerim bu işi yapmak için yeterli mi? Başka hangi becerilere ihtiyacım olacak, bunları nasıl edinebilirim?

Yapmayı düşündüğümüz işlerle ilgili:
–          Yapacağım işin talebi var mı? Kime, nerede, nasıl satmak en iyi olur?
–          Bu işi başlatabilmek (ya da geliştirmek) için nelere ihtiyacım var? Bu ihtiyaçlar için kaynaklarım neler? Maliyetler neler olacak ve ne kadar tutacak?
–          Bu işten para kazanabilir miyim? Kimler kaç paradan satın alıyor? Piyasada kalite ve fiyat farkları var mı?
–          İş için gerekli sermayeyi bulabilecek miyim? Bunun için kaynaklarım var mı?
–          İşin adımları neler? Nasıl bir organizasyon yapmalıyım? Gerekli malzeme ve insan kaynağına kolay ulaşabilir miyim?
–          İşin yasal boyutu nedir? İş yapılırken veya işe başlanmadan önce karşılanması gereken yasal zorunluluklar (kalfalık belgesi, ruhsat, vs) var mı? Bunlar karşılanabilir nitelikte mi? Gerekli izinleri almak için ne yapmak gerekiyor?
–          İşin zorlukları neler? Benim yapmakta zorlanacağım yönleri var mıdır ve nelerdir? Bu zorlukların nasıl üstesinden gelebilirim?
–          İşin kendine göre bir püf noktası var mı? Kimden veya nereden öğrenebilirim?
–          Piyasada aynı malı üretip satanlar kimler? Üreteceğimiz mal/hizmet nasıl rakiplerinkinden daha iyi olabilir?

Öte yandan kadınlar olarak pazara ve ekonomik fırsatlara ulaşma konusunda sınırlı bilgi ve bağlantılara sahibiz. Bu nedenle ortaya çıkan ekonomik gelişmelerin avantajını kullanabilmek, yeni iş alanları keşfetmek ve yapılabilecek kârlı iş fikirleri geliştirebilmek için dış kaynaklardan da bilgi alabiliriz. Bunun için bölgemizdeki başarılı iş adamları/kadınları, ticaret ve sanayi odaları, üniversiteler, yerel yönetimler, vs önemli kaynaklar oluşturabilirler. Bu kaynaklardan aşağıdaki bilgileri edinebiliriz:



–          Bölgesel olarak ihtiyaç duyulan ürün ya da hizmetler nelerdir?
–          Bulunduğumuz bölgede hangi sektörler gelişiyor?
–          Son dönemlerde kapanan işyerleri var mı? Ağırlıklı olarak hangi alanlarda? Neden?
–          İşyerleri dışardan hangi mal ve hizmetleri satın alıyorlar? Nerelerden ve ne kadara? Satın alma koşulları neler?
–          Eksikliğini duydukları ya da gözledikleri mal veya hizmetler var mı?
–          Kadınların ekonomik hayata girebilmeleri için destek veren kurum/kuruluşlar var mı? Hangi konularda, ne koşullarda destek veriyorlar? Yerel kaynakları yapmayı düşündüğümüz işlerde nasıl kullanabiliriz, ulaşılırlıkları ne, onların yaratacakları iş fırsatları neler?

Tag Cloud