Just another WordPress.com site

 .
Günümüz kadını ev, iş, çocuklar, sosyal etkinlik derken hızlı bir tempo içinde adeta kayboluyor. Toplumun yükseldiği ve üstlendiği her rolde kendisini en iyi yapmak zorunda hissediyor.
Herkes işinde başarılı, evinde tüm gereksinimleri eksiksiz karşılayan, eşine, çocuğuna, dostlarına vakit ayırabilen mükemmel bir eş olmayı ister. Ancak bunları gerçekleştirirken etrafınızdakileri de baskı altına almaya başlamışsanız, sürekli daha iyisini istiyorsanız tehlike çanları çalıyor demektir. Süper kadın, en iyiyi yapmak isteyen ama kendini ve etrafındakileri sürekli zorlayan, bunaltan bir kadın tipi. Oysa ideal olan, kapasitesinin sınırlı olduğunu bilen, doğru değerlendirme yapabilen, kendini üstün olmak zorunda hissetmeyen kadın.


Süper kadın sendromu, kadının pek çok alanda kendini ispat etme çabasının bir sonucu. Bu çabayı başlatan etkenlerse; kendini güvende hissetme ihtiyacı, saygı görme ve takdir edilme isteği. Kadınların büyük çoğunluğu evlilikle gelen iyi eş, iyi anne misyonunu yerine getirmekten büyük bir mutluluk duyuyor. Zaman içinde gerek yaşam deneyimlerinin ve kişiliklerin oturması sonucu, artık kendileri için de bir şeyler yapma ihtiyacı hissediyorlar. Ayrıca gerek yazılı ve görsel basındaki, gerekse hayat içinde karşılaştıkları kariyer sahibi, bakımlı, başarılı örnekler de kadını etkiliyor. Açıkça görülen o ki, süper kadın sendromu aslında temelde kendine ve etrafa güven duymayan kadınların sorunu.
Akşama kadar işyerinde boğuşan kadın, eve geldiğinde de evin gereksinimleri için uğraşıyor. Kalan zamanlarını eşine ve çocuğuna ayırıyor, aynı zamanda bakımlı ve formda kalmak için çabalıyor. Ortaya çıkan tablo ilk bakışta çok da kötü değil ama hızla akıp giden zaman içinde evde, işte, her konuda aşırı titizlenmek ne yazık ki sağlıklı sonuçlar doğurmuyor.

Sürekli başkaları adına düşünmek, rolleri paylaşabilecekken hepsini sırtlanmak süper kadının tipik özelliği. Kendinizde bunun işaretlerini görüyorsanız, bu sendromdan uzaklaşabilmenin yolunun kendinizi rahatlatmaktan geçtiğini unutmayın, çünkü kapasiteyi zorlayan beklentilerin gerçekleşmemesi suçluluk duygusuna sebep oluyor. Özellikle bu histen uzaklaşmak için, herkesin bir limiti olduğu gerçeğinin kabullenilmesi şart. Çabalarınıza rağmen bazı şeyleri değişterimiyorsanız, yardım almak en iyi çözüm yolu.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

Tag Cloud

%d bloggers like this: