Just another WordPress.com site

Archive for August, 2010

Girişimcilerden Girişimcilere Kulağa Küpe Öğütler…

.

Çalıştığınız işi geride bırakıp kendi patronunuz olmaya hazır mısınız? Size yardımcı olabilmesi için kendi işini başarı ile sürdürmüş girişimcilerin verdiği ipuçlarını sizler için derledik. 
1- Kaldırabileceğinizin altında rakama iş almayın, ancak sözleşmeli müşterilerinize ve iş yaptığınız partnerlerinize indirim vermekten çekinmeyin. 
2- Yaptığınız işe referans olabilecek insanlar bulun. Size çok zor gelecek işler gönderseler bile karlı olup olmadığına dikkat ederek işi kabul edin. 

3- Size destek olan insanlarla çalışmaya gayret edin ve kimse tarafından yılgınlığa uğramamaya gayret edin. Eğer girişimde bulunduğunuz iş fikrinizin iyi olduğuna inanıyorsanız, ona bağlı kalmaya ve ısrarcı olmaya devam edin. Başarı şansınız çok daha fazla olacaktır. 
4- Düşüncelerinizde sabit fikirli olmaktan kaçının. İş stilinizi, müşteri servisi anlayışınızı müşterilerinizin ihtiyaçlarını karşılama doğrultusunda değiştirmeye hazırlıklı olun. 
5- Hatalarınız olduğunda hatalı olduğunuzu kabul edin. Eğer şirketiniz için işinize yaramayan bir şey almışsanız ve beklentilerinizi karşılamamışsa geri göndermekten, satmaktan veya değiştirmekten kaçınmayın.
6- İş yaptığınız banka müdürleri ve kredi sağlayan kurumlarla iyi ilişkiler geliştirmeye bakın. Problemleri çözmede iyi niyetli olduğunuzu gösterin. Borçlu olduğunuz iş partnerlerinize ödeyebildiğinizi en iyisini ödemeye gayret edin.
7- İş eğitimine önem verin. İş yaptığınız alanla direkt ilgisi olmasa da kendinizi eğitmek için çok zaman harcamanız gerektiğini bilin. Pazarlama, IT desteği, muhasebe kaydı tutmak gibi.
8- Yanlız kalmamaya özen gösterin. Müşterilerinizle yakın ilişki içinde olsanız bile, kendi network’ünüzü yaratmaktan geri durmayın. 
9- İş hayatınızla özel hayatınızı ayırın. Çalışma saatlerinize sadık kalın. Müşterilerinizin size ulaşamadığı zamanlarda sesli mesaj sistemini kullanın. Sizden en azından bir cevap alacaklarını bilsinler. Acil durumlarda nasıl ulaşılabileceğini bilmelerine imkan tanıyın.
10- Her gün işinizle ilgili kendinize bir düşünme zamanı ayırın. Günlük işleriniz içinde boğulur kalırsanız işinizi asla büyütemezsiniz. 
11- Hoşlandığınız şeyleri yapmaktan geri kalmayınç Haftada bir kaç kez hoşlandığınız şeylere zaman ayırın. Bu sizin deşarj olmanızı sağlar. 
12- Kendinize bir iş planı yazın. Bu ne yaptığınız konusunda açık bir rehber olur. Planınızı her yıl yenileyin. 
13- Telefonda konuşma kabiliyetinizi geliştirin ve size ulaşan her şikayet veya problemde buna uygun cevaplar vermeye gayret edin.
14- Size gelen siparişleri anında teyit edin. Özellikle emaille sipariş almışsanız.
15- Her zaman resmin büyüğünü görmeye çalışın, yaratıcı olun.
16– Sizden daha zeki birini bulduğunuzda işe almaktan çekinmeyin.
17- Size tavsiyede bulunan girişimcilerin veya saygın küçük işletme danışmanlarının sözlerini dinleyin. 
18- Bilmediğiniz bir işe kesinlikle girmeyin. İşi anlamak için tüm iş hayatınızı heba edersiniz. 
19- Size bağlı müşteriler bulmaya gayret edin ve bu işe lokal olarak başlayın.
20- Girişimlerin ilk yılında hızla yol alabilirsiniz, ancak en azından ikinci yılın sonuna kadar finansal açıdan rahat olacağınızı garanti altına alın.
21- Spesifik hedeflere kitlenin ve başarana kadar çalışın.
22- Fikrinizi geliştirirken asla nasıl başaracağınız konusunda endişelenmeyin. Para ve kaynak birlikte gelir eğer hedeflerinizi belirlemiş ve çalışmaya başlamışsanız. 
23- İşinizin her alanında kaliteye önem verin ve işinizin ana merkezinde kalite olsun. Eğer kaliteye önem vermezseniz işinizin yürümeyeceğini göreceksinizdir.
24- Interneti kullanın. Email göndermeyi öğrenin. Web sitenizi kurun. Veritabanı oluşturun. Müşterilerinize belirli aralıklarla  newsletter gönderin, online banner reklamlarına önem verin. Web sitenizi tüm arama motorlarına kayıt ettirin.
25- İyi bir avukatınız, muhasebeciniz, pazarlama elemanınız olabilir. Karlı bir işletmeye sahip olmak için iyi profesyonellerle çalışmaya bakın. 

kaynak:
http://www.turkavenue.com

Advertisements

Yeni İşinizde İlk Hafta İşinizi Kolaylaştıracak Öneriler…

 .

Yeni bir işe başladınız, her şey yolunda gözüküyor ama yine de siz panik durumdasınız. Biraz sakinleşmeye ve yeni işinize uyum sağlamaya ne dersiniz? Yeni işinizdeki ilk hafta heyecan verici geçiyor. Farklı ve yeni bir şeyler yapmaya can atıyorsunuz. Belki de yepyeni bir sektöre, hukuktan finansa, ya da teknolojiden sağlığa geçiyorsunuz. Ne olursa olsun, yeni bir işe başladığınızda farklı bir işletim sistemi veya farklı bir program gibi değişimlere adapte olmak durumundasınız. Buna hazırsınız belki de ama her şeyi hızlı ve iyi bir şekilde öğrenme gereğinin baskısını da hissedeceksiniz.

Paniğe kapılmaya gerek yok. Daha önce de değişim yaşamışsınızdır mutlaka. Şimdi çok yabancı gelen şeyler bir süre sonra normal gelmeye başlayacak. İşte işinizi kolaylaştıracak birkaç öneri:

Soru sormaktan çekinmeyin

Yöneticiler bazen çalışanlardan geleceği görmelerini, yapılacakları bilmelerini bekler. Ama siz yine de her şeyi açık açık sorun. Bugünün iş dünyasında çalışanlar gittikçe daha fazla yöneticiye raporlama yaparken, farklı insanların farklı talepleri olabileceğini aklınızdan çıkarmayın.

Tek bir kişiye bağlı olarak çalışabilirsiniz. Bu durumda sorularınızı yöneltebileceğiniz kişi bellidir. Fakat çoğu iş yerinde hiç kimse tüm soruların yanıtını bilmez ve her zaman ulaşılabilir durumda değildir. Bu yüzden, hangi soruyu kime soracağınızı iyi belirlemelisiniz. Herkesin benzer görevlerde bulunduğu bir takımın üyesiyseniz, soru sorabileceğiniz çok kişi vardır. Bilgisayar ile ilgili soruları IT uzmanlarına, kargo sorularını idare işlerini takip edenlere, sözleşme ve haklarınız ile ilgili soruları ise insan kaynakları personeline sorabilirsiniz. Sizin yeni olduğunuzu bileceklerinden, yardımcı olacaklardır.

Doğru zamanı seçin

Çalışma temposu hiç düşmeyen bir iş yerinde, tekrar eden sorularınız can sıkıcı olmaya başlayabilir. Birine soru sormadan önce, ne yaptığına bakın ve işini bölmeyin. Bunun için vücut diline ve ses tonuna dikkat edin. Bir şey üzerinde çalışıyor ve gergin mi? Eğer öyle ise, sorunuz bekleyebilir mi? Daha uygun bir zamana kadar bunu erteleyip başka bir iş ile meşgul olabilir misiniz?

Bir diğer yol olarak, başka birine sormayı deneyebilir veya sorularınızı biriktirerek iş arkadaşınızı/şefinizi sadece bir kere rahatsız edebilirsiniz. Uygun olduğu zamanda görüşme talep edebilir veya e-posta yollayarak uygun zamanında cevaplamasını isteyebilirsiniz.

Not alın

Yeni işinizde ilerlemek için bilgiye her an ulaşabilmeniz gerek. İşle ilgili notlar alın ve bunları düzenli tutun. İşiniz gereği masanızda fazla durmuyorsanız, panoya yapıştıracağınız notlar işe yaramayacaktır. Onun yerine küçük bir not defteri taşıyabilirsiniz.

Örnek isteyin

Bir belgenin nasıl hazırlanacağını veya bir formun nasıl doldurulacağını bilmiyorsanız, sıkıştığınızda bakabileceğiniz bir örnek isteyin. Bu örnekleri saklamayı da unutmayın.

Kurslara katılın

Birçok şirket, çalışanlarının yeni program veya sistemlere daha iyi ve hızlı uyum sağlayabilmesi için onlara eğitim imkanı veriyor. Yöneticinize böyle kurslar varsa katılmak istediğinizi söyleyebilirsiniz. Internet üzerinden veya eğitim CD’leri ile yerinizden bu eğitimi almanız mümkün olabilir.

Son olarak, derin bir nefes almayı unutmayın. Hızla uyum sağlamanız gereken bir ortama girdiğinizde, baskıyı hissedersiniz. Ancak, yeni görevleri hızla yerine getirme çabası, hata yapma olasılığınızı ve stresinizi artırır. Gerilmemeye çalışın.

Pazarlama Stratejinizi Oluştururken Dikkat Etmeniz Gereken Temel Noktalar…

 .

Pazarlama stratejisi, tanıtım faaliyetinden ibaret değildir. Pazarlama stratejisi kavramıyla, 4 temel unsuru olan bir ‘pazarlama karması’ kastedilir. Bu 4 temel ayak:

1.Ürün: Satacağınız mal ya da hizmet
Müşterinin beğenisine sunduğunuz ürün ya da hizmetin bizzat kendisi, bir pazarlama aracıdır. Ürettiğiniz ürünün ya da hizmeti içeriğini, rengini, biçimini değiştirmek, müşterinin ilgisini çekecektir. Aynı şekilde, pazara yeni sunulan ürünün kendisi de, hedeflediği kitleye yönelik bir mesaj taşır.

2.Fiyat: Mal ya da hizmetinizin birim fiyatı
Ürününüzün ya da hizmetinizin fiyatı, toplam gelirlerinizi etkileyecek en önemli unsurdur. Fiyatlandırma kararını alırken dikkate alınması gereken temel değişkenler,

*Ürün ya da hizmetinize yönelik pazardaki toplam talep,
*Pazar fiyatı
*Müşterinin, fiyat değişimlerine verdiği tepkidir.

3.Tanıtım: Ürününüzü pazara tanıtmak için kullanacağınız bütün araçlar
Pazarlama karmasının en önemli unsurlarından biri de, tanıtım stratejisidir. Tanıtımın, düşük maliyetli yolları olduğu kadar, büyük bütçelerle yapılacak biçimleri de var. Tanıtımda kullanacağınız mecraların başlıcaları:

*Broşür kullanarak doğrudan postalama
*Afiş ve açıkhava duyurusu (Billboard’lar)
*Televizyon, basın ya da radyolarda reklam yayınlamak
*Ulusal ya da yerel basına yönelik PR (Halkla ilişkiler) faaliyetleri
*Müşterilerin ilgisini çekebilecek bir faaliyete sponsor olmak

4.Dağıtım: Ürününüzü müşteriye ulaştırmak için kullanacağınız kanallardır.
Pazarlama stratejinizi oluştururken, dikkat etmeniz gereken en önemli konulardan biri de, dağıtım kanallarının seçimidir. Küçük girişimciler için, mevcut toptan satıcılar ya da dağıtıcılarla çalışmak çoğu zaman en etkin yoldur.

“Demokraside Kadın İzleri” Projesi …

 .

Türkiye’de son yıllarda demokrasinin gelişmesi ve yerleşmesi konusunda sivil toplum örgütlerinin çabasına bir yenisi daha ekleniyor. Uçan Süpürge yereldeki kadın örgütlerinin taleplerini ve yasalar konusunda ihtiyaç duydukları düzenlemeleri parlamentoya nasıl iletebilecekleri konusunda aracılık etmek üzere bir proje başlatıyor.

13 kentte (Ankara, Adana, Gaziantep, Hatay, Trabzon, Ordu, Rize, İzmir, Aydın, Muğla, Denizli, Eskişehir, Kırıkkale) uygulanacak projede, parlamenterler, kadın örgütleri ve yerel yöneticiler bir araya gelerek yereldeki kadın örgütlerinin ihtiyaçları doğrultusunda yasal süreçlere katılımları için bir politik gündem oluşturacaklar. Her yöre, proje sonunda parlamentoda gerçekleştirilecek final toplantısında yasa tasarısı önerilerini sunacak ve böylece katılımcı demokrasi örneklerini Ankara’ya taşımış olacak.

Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesindeki Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu üyelerinin proje faaliyetlerine katılacağı ve diğer parlamento üyelerine kadınların sesini ve taleplerini duyuracağı bu proje bir yıl sürecek.

Sivil toplum örgütlerinin katılımcı demokrasinin vazgeçilmez tarafı olduğu, bu projeyle bir kez daha vurgulanırken kadının insan haklarının yerleştirilmesi adına kadın örgütleri bir adım daha atarak doğrudan parlamentoya ulaşmış olacak.

Kadın yurttaşlar olarak sesimizi parlamentoya taşımak amacıyla başlatılan bu projeye katılmak için başvuru formunu doldurup info@ucansupurge.org adresine göndermeniz yeterli.

www.ucansupurge.org

Kazı alanında Çalışan Köylü Kadınlar Arkeolog Gibi…

.
İnsanoğlunun bilinen en eski yerleşim yerlerinden Çatalhöyük’teki arkeolojik çalışmalarda uzun yıllardır görev alan köylü kadınlar, bir arkeolog kadar bilgi sahibi olabiliyor. 

Konya’nın Çumra ilçesindeki Çatalhöyük kazı alanında 1993 yılında Stanford Üniversitesi Arkeoloji Profes örü ve Çatalhöyük Kazı Başkanı Ian Hodder başkanlığında yürü tülen kazı çalışmaları yurt içi ve yurtdışından çok sayıda bilim adamının da katılımıyla sürüyor. 

Büyük bir titizlikle yürütülen çalışmalarda her yıl köylü kadın ve erkeklerde görev alarak, çıkarılan topraklardaki tarihe ışık tutacak parçaları ayıklıyor. 

Kazı alanından çıkarılan toprağı yıkadıktan sonra güneş altında belirli bir süre kurutan bu işçiler, daha sonra büyüteç yardımıyla toprakta buldukları o döneme ait kemik, boncuk, obsidyen taşları ve yumurta kabuklarını ayıklayarak keseciklere koyuyor. 

Bazı köylü kadınlar da çıkarılan bu parçaları, diş fırçası yardımıyla temizleyerek, laboratuvarda araştırmaya hazır hale getiriyor. 

Çalışmalarda görev alan köylü kadınlardan 51 yaşındaki Hatice Yaşlı, Çatalhöyük’te Hodder başkanlığında kazı çalışmalarının başladığı 1993 yılından bu yana her yıl g örev aldığını belirtti.
Akraba ve komşularıyla birlikte çalıştıkları kazı alanında topraktan ö nemli sayılan boncuk ve kemik gibi parçacıkları ayıklayıp, temizliğini yaptıklarını ifade eden Yaşlı, “18 yıldır kazı çalışmalarında görev aldığım için artık işin uzmanı oldum. Toprakta bulduğum parçaların hangilerinin o döneme ait olduğunu artık ezberledim” dedi. 

Topraktan çıkardıkları kemik, boncuk ve obsidyen taşları gibi bulguları küçük bir diş fırçası yardımıyla suyla temizlediğini anlatan Yaşlı, diğer köylü kadınların yaptığı gibi kendisinin de her yıl farklı işlerde çalıştığını bildirdi. 

Bugüne kadar edindiği bilgi ve deneyimleri ile adeta Çatalhöyük’ün “fahri arkeoloğu” olduğunu dile getiren Yaşlı, şunları kaydetti:
“Buraya her yıl Türkiye ve dünyanın farklı bölgelerinden bilim adamları geliyor. Gelen simaların büyük bölümü değişiyor ama ben her yıl burada olduğum için gelen profesörler, bilim adamları, öğrenciler beni çok iyi tanıyor. Hatta bazen benimle ‘hocam’ diye şakalaşıyorlar. Aramızda çok iyi bir diyalog var. Ben de işimi severek yaptığım için her zaman en iyisini yapmaya çalışıyorum. O yü zden bugüne kadar hiçbir problem olmadı. İşimizde de zaman içinde uzmanlaştığım ız için işimde her yıl daha da verimli olduğuma inanıyorum. Artık başımızdaki hocalar kadar biz de bu işi öğrendik.” 

Yaptıkları iş karşılığında aylık asgari ücret düzeyinde bir para aldıklarını, işin durumuna göre her yıl 1,2 veya 3 ay çalıştı klarını anlatan Yaşlı, önümüzdeki yıllarda da kazı çalışmalarında görev almak istediklerini sözlerine ekledi.

kaynak:A.A

Rakipler Hakkında Ne Bilmemiz Gerekiyor?

.
Bir işletme, ancak kendi piyasasındaki rekabeti doğru analiz ederek ayakta kalabilir.
Rakipler hakkında bilgi edinerek;
– Şirketinizi ve planlarınızı etkileyecek rakip firmaları tanırsınız.
– Pazarda rakiplerin yapabileceği hareketler hakkında ya da pazara yeni girecek firmalar hakkında fikir sahibi olursunuz.
– Rakipleriniz üzerinde rekabet avantajı sağlayacak şekilde onların zayıf noktalarını belirleyebilirsiniz.
– Rakiplere göre daha zayıf olan noktalarınızı belirleyerek bunlar için tedbir alır veya bu zaafları gidermenin yollarını ararsınız.
1. Pazarın büyüklüğü nedir ve pazarda söz sahibi olan rakipler kimler?
2. Şu anda rakibimiz kim(ler)? Yakın zamanda kimler olabilir?
3. Ürünleri neler, hangi müşteri grubunu hedefliyorlar?
4. Hedeflediğiniz pazar, bu pazarda faaliyet gösteren tüm işletmeleri doyuracak kadar büyük mü? (Aynı sokakta beş kuaför? Aynı mahallede dört beyaz eşya bayii?)
5. Rakiplerin güçlü ve zayıf yanları neler?
6. Hangi zayıflıkları onları savunmasız kılıyor?
7. İlerde ne tür değişiklikler yapabilirler?
Kullanacağınız farklı kaynaklardan bu bilgilere ulaşabilirsiniz. Örneğin rakiplerin internet websiteleri, ortak müşterilerinizin, tedarikçilerinizin ve sizin gözlemleriniz, basından edindiğiniz bilgiler v.b…v.b
Rakiplerinizin önemini hiçbir zaman azımsamayın, yapacağınız analizler rekabetin hızlandığı dönemde ne tür önlemler almanız gerektiğini size gösterecektir.

E-posta Yazımında Dikkat Etmeniz Gereken En Temel Kurallar…

 .



E-posta artık hem iş hayatımızın hem de günlük yaşamımızın vazgeçilmez iletişim araçlarından biri oldu.
E-posta eğer düzgün yazılmamışsa okuması başlı başına bir eziyet haline gelebiliyor.
Gelin okuyanlara bu eziyeti çektirmeyelim ve e-posta yazarken dikkat etmemiz gereken temel kuralları hatırlayalım:

70 KARAKTER KURALI
E-posta oluştururken okuma kolaylığı sağlamak ve aynı zamanda e-posta’nın gönderim esnasında bozulmasını önlemek amacıyla, paragraflar arasına boşluk koymanız gerekir.

Uzun paragrafları da kendi içinde bölmelisiniz. Uzmanlar, yaklaşık 70 karakterde bir, cümle dizilerinin birbirinden ayırılmasını öneriyorlar. Yazdığınız e-posta’nın karakter uzunluğunu, bir Word dökümanına yapıştırarak ölçebilirsiniz. (Bunun için, e-posta mesajınızı Word dökümanına yapıştırdıktan sonra, önce ‘Dosya’ menüsünü, sonra ‘Özellikleri’, oradan da ‘İstatistikler’i tıklamanız gerekir.)

E-posta yazımında dikkat etmeniz gereken diğer kurallara gelince:

UZUNLUĞU NE OLMALI?

E-postalarınızı, okurun sağ çubuğu kullanmaksızın okumasını sağlayacak ölçüde kısa tutun.

NE ZAMAN YANIT VERMELİ?

Gönderilen e-posta’ları aynı gün içinde yanıtlamak en doğrusu. Yanıt yazmaya engel geçerli bir mazeretimiz varsa cevaplama süresini 1 günden fazla tutmamak lazım.

GRAMER KURALLARI

Diğer yazışmalarınızda yaptığınız gibi, e-posta mesajlarınızda da mutlaka noktalama işaretlerini kullanın ve büyük harf-küçük harf kuralına dikkat edin.

HTML Mİ, METİN Mİ?
E-posta bazıları HTML formatında yazılan e-posta’ları okuyamaz; her zaman text (Metin) bazlı e-posta mesajları yollayın.

MESAJA GİRİŞ
Bir konu üzerinde birden çok mesajın gidip geldiği durumlarda, her e-posta’ya bir selamlama cümlesiyle başlamanız gerekmez. Gündelik hayatımızda, her konuşmaya başlarken ‘Merhaba’ demediğimiz gibi…

KONU
E-posta mesajınızın ‘Konu’ kısmına, mesajın içeriğini anlatacak bir ifade yazmaya özen gösterin.

HARF BÜYÜKLÜĞÜ 
E-posta yazarken caps lock (büyük harf) tuşumuzun açık(!) kalmadığına dikkat ediyoruz.
Büyük harfle yazılmış bir e-postayı okumak oldukça zor. Ayrıca sanal alemde büyük harf yazmak bildiğiniz gibi bağırmak anlamına geliyor..!
 




Tag Cloud