Just another WordPress.com site

Yeni bir işe başladığınız zaman patronunuzu etkilemek istersiniz. İş hayatına girdiğiniz zaman kişisel alışkanlıklarınızı da beraberinizde getirisiniz. Bunlardan bazıları patronunuzu sevindirir, bazıları ise patronunuzun hoşuna gitmez. Kişinin patronun sevdikleri ve sevmediklerini bilmesi kolay değildir…

Patronlar şunlardan nefret eder:
 
Hiçbir işe başlamazsanız
Hiçbir patron sürekli ne yapılacağını söylemekten hoşlanmaz. Bu zaman harcanmasıdır. Ve size olan güvenini kaybeder.. Sizin tembel olduğunuzu düşünür, bu da patronların en çok nefret ettiği özelliktir. Ne yapılması gerektiğinin söylenmesini beklemeyin, işlerin yavaş olduğu dönemlerde internette gezinmek yerine, şirketle ilgili yeni araştırmalar yapın. Eğer patron sizi motivasyonsuz görürse, patronunuza ilgisiz sinyali gönderirsiniz. Ve hiçbir patron yatırım yaptığı şirkette ilgisiz insanların olmasını istemez.

Çok fazla işe dahil olmak
Çok fazla işe dahil olmamaya da özen gösterin. Çok fazla işe karışmanız sizin çok çalışkan ve ayartıcı biri olduğunuzu göstermek yerine, sizin yetersiz olduğunuzu düşündürebilir. Grafikleri araştırmaya koyabileceği zamanı, daha iyi işlerle uğraşarak geçirebileceğinizi düşünebilir. Ayrıca, çok fazla işe karışmak ofis ortamına saygısızlık olarak da algılanabilir.

Bahaneler bulmak
Bahaneler uydurmak patronların en nefret ettiği şeylerdir. Eğer bahane uyduruyorsanız, bir işi yapamadınız ve bunun için savunma yapıyorsunuz demektir. ‘Araştırmaya bakamadım, araba lastiğim patladı ve eve geç gittim’ dediğinizde sebebiniz doğru bile olsa patronunuz, bunu ‘bu benim suçum değil, patlak lastiğin suçu’ olarak algılayacaktır ve dediğinize odaklanmayacaktır.
Kesinlikle bahane ve açıklama arasındaki farkı bilmelisiniz. Hatanızı gösterip ve bunu düzeltmek için bir adım atacağınızı anlattığınızda, bu patronunuzun ilgisini çekecek tek şey olacaktır. Gereksiz ayrıntılara girmenize hiç sebep yoktur.

Şikayet ederseniz
Kimse özellikle de patronlarınız sizin şikayetlerinizi duymak istemezler. Sizden daha fazla para kazanıyor olması, patronunuzun sizden daha mutlu olduğu anlamına gelmez. Onunda bir hayatı var ve şirketteki kötü durumların hatırlatılmasına ihtiyacı yok. ‘Tanrım bu iğrenç’ veya ‘bir saat önce biriyle görüşmem gerekiyordu’ gibi cümleler kurmayın. Ağzınızı açmadan önce şikayet ve kritik arasındaki farkı bilin. Şikayetler bir şeyi kötülemek için yapılır, kritikler ise bir şeyi daha güzel hale getirmek için yapılır.

Çok fazla soru sormayın
Aslında soru sormak kötü değildir, özellikle işle ilgili bazı şeyleri netleştirmek istediğiniz zaman. Çok fazla ve aptalca sorular sormak, patronları sinirlendirebilir. Bir müdür size iş vermeden önce, bir önceki işi verdiği zaman karşılaştığı soru yağmurunu hatırlayarak iki kez düşünecektir.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

Tag Cloud

%d bloggers like this: