Just another WordPress.com site

Archive for November, 2010

Konuk Yazar Alfa: "Hayat Güzeldir…"

Hayat hep koşuşturmaca…
Sabah erken kalk, kızımı giydir, bazen kahvaltı yapsın bazen yapmasın. Kızım hazır; şimdi kendime geçebilirim. Saçları jölele, yok yok… önce yüzüne krem sür, krem emene kadar saçlarını yap,sonra fondöten, hafif allık, illaki rimel, üstüme de elbise, kolayda ne varsa giy onu çık dışarı…
İşe gel; telaş devam. Kafam da bir sürü tilki var,ama kuyrukları değmiyor birbirine. Kız okula vardı mı?, akşam ne pişirsem? , öf..evi de süpürmek lazım, ay neyse yaaa.. yarın yaparım, iş yerindeki telaşlar derken,hayat akıp gidiyor.
Telaş, koşuşturmaca içinde giderken en son ne zaman sinemaya gittiğimi düşünüyorum. Evde izliyorum bol bol, ama sinemada hangi filme gitmişim en son hatırlayamıyorum…
Sonra kocam şöyle hareketli bir müzik açıyor; içim çoşuyor. Diyorum ki: “Kocam beni discoya götür…”
Cumartesi çalışmak elini kolunu bağlıyor insanın zaten. Birgün yeni bir işe girersem ilk şartım “Cumartesi çalışmam!” olacak. Şimdi içinizden “Zaten herkes sıraya girmiş, Zeynep gelsin bizde çalışsın; Cumartesi çalışmasa da olur..” diyorsunuz duyuyorum, deyin deyin kızmam ben..;)
Bunları yazarken düşündüm de, ben yazları daha çok yaşıyorum hayatı. Okul da yok, geziyorum, eğleniyorum. ”HAYAT BANA GÜZEL” ama en çok yazları…
Kışları kabuğuma çekiliyorum. Havanın erken kararması belki de içimi karartan, beni eve bağlayan. Hem kızımla olmak, kocamın omuzlarında, tek kişilik koltukta en sevdiğim film “HAYAT GÜZELDİR”i izlemek yetiyor bana.
Kızımın kışa doğru başlayan kitap okuma merakı, kitapta geçen sözü merak edip “p.ç kurusu ne demek?” diye sorması, matematik yaparken babasını beklemesi, benim tam olarak anlatmamı beğenmeyişi, yeni işimin eve yakın olması, gecelerin uzun oluşu.. Tüm bu sebeplerden bu yıl kışı da seviyorum. Aslında ben her mevsimi ayrı seviyorum; çünkü kendimi seviyorum, evimi, kızımı, eşimi, dostlarımı…. Öyle ya “HAYAT SEVİNCE GÜZEL”
Zeynep Yener 
*******************************************************************************************************

Siz de konuk yazar olmak istiyorsanız şu yazımı okuyun.

Advertisements

Diyarbakır’ın "Şoför Nebahat"ları…

Diyarbakır Bağlar Belediyesi tarafından geliştirilen “Gelişim ve değişim için kadınlar meslek ediniyor” projesi kapsamında kentte bulunan göç mağduru 120 kadın, otobüs şoförlülüğü ve taksicilik yapacak. Çarpık kentleşme, şiddet ve göç mağduru kadınların yoğunlukla yaşadığı Diyarbakır merkez Bağlar ilçesindeki kadınlar kendi ayakları üzerinde duracak.

Bağlar ilçe belediyesi kadının sosyal, kültürel ve ekonomik alanda katılımını sağlamak amacıyla geliştirdiği “Gelişim ve değişim için kadınlar meslek ediniyor” projesi Avrupa Birliği tarafından kabul edildi. Bağlar ilçesinde oturan kadınlar için geliştirilen ve 12 ay sürecek olan proje kapsamında 120 göç mağduru işsiz kadının ekonomik, sosyal ve kültürel hayata etkin katılması hedefleniyor.

KADIN TAKSİ DURAĞI
Proje ile hedeflerinin kentteki kadınların istihdamını, girişimciliğini desteklemek ve cesaretlendirmek olduğunu kaydeden Bağlar Belediye Başkanı Yüksel Baran, “Amacımız kadının her alanda kapasitesini artırmak ve erkeklerin yaptığı işlerin bir çoğunu kadınların yapmalarını sağlamak ve göstermektir. Bu kapsamda Bağlar ilçemizde oturan lise mezunu ve göç etmiş kadınlarımız için bir proje geliştirdik. 12 ay sürecek olan proje ile kadınlarımıza bilgisayar, şoförlük ve muhasebe eğitimi vereceğiz. Eğitim sonrası kadınları belediyelerde istihdam edeceğiz. Personel alımında ilk önceliğimiz kadın olacak. Örneğin belediyeye personel alınacaksa öncelik kadın olacak. Taksicilik yapacak olan kadınlarımız için kentin iki ayrı noktasına duraklar yapacağız. Bu duraklar sadece kadınlara ait olacak” şeklinde konuştu.

kaynak: Haberturk

Tirebolu’da 60 Kadına İş İmkanı…

Tirebolu Ziraat Odası Başkanlığı tarafından yapılan girişimler sonucu Avrupa Birliği’nin desteklediği ”Organik Meyve İşleme ile Kadın İstihdamı” adlı projenin startı verildi.
 Proje hakkında bilgiler veren Koordinatör Dilek Demirtaş, şunları söyledi:

”Projemizin amacı ev hanımlarının aile ekonomisine katkı sağlaması ve istihdam edilmesidir. Bu bağlamda projemize 60 kursiyer bayan alacağız ve 4 aylık bir eğitime tabi tutacağız.
Projemizde çilekten reçel ve marmelat elde etmek gibi alternatif işler var. Türkiye’de çilek hasadı bittiği dönemde Giresun’da daha yeni başlıyor. Bu da İlimizin sivrilmesi için çok büyük bir fırsat. Biz de bu durumdan faydalanarak Avrupa Birliği ve Devlet Planlama Teşkilatı finansörlüğünde projeyi hayata geçirerek kadınlara istihdam sağlayacağız. Bir imalat atölyesi kuracağız.
Üretim için gerekli kazanlar, ambalaj makineleri bu atölyede olacak ve çilekten elde edilen ürünler marketlerde direk satışa çıkacak şekilde atölyemizde üretilecek. Bu kapsamda 4 ay süreyle katılımcılara kurs vereceğiz, bir sene sürecek proje sonunda ise imalat atölyesi kadınlara bırakılacak. Böylece katılımcılara hem istihdam oluşturulmuş olacak, hem de aile ve ilçe ekonomisine katkıda bulunulacak”
Projede çalışmak isteyen bayanların iş ve işçi bulma kurumunda kayıtları olması gerektiğini söyleyen Demirtaş, ”Halen bünyemizde Mali İşler Koordinatörü, Pazarlama Uzmanı ve Sekreter olmak üzere 3 arkadaş çalışıyor. Proje bittiğinde ilçemizde yeni bir istihdam kapısı açılacak. Avrupa Birliği projelerinde Türkiye 26 bölgeye ayrılmış ve 6 şehir ile projelere dahil edilen Doğu Karadeniz en şanslı durumda. Bizde bu durumu lehimize çevirmek için gerekli çalışmaları yapacağız” dedi.

kaynak: yenitirebolu

Ofiste Size Zaman Kazandıracak 10 Önemli İpucu…

1. Her sabah 15 dakikanızı o gün yapmanız gerekenleri planlamaya ayırın. Eğer sabahlarınız buna müsait değilse akşamları bir sonraki günün planını yapın. Göreceksiniz hem içiniz daha rahat edecek hem de iki ayağınızı bir pabuca sığdırmaktan kurtulacaksınız.

2. Söz uçar yazı kalır. Bu nedenle yapmanız gerekenleri ya da aklınıza gelen fikirleri bir kağıda not alın. Yazmak yapmanın yarısıdır unutmayın.

3. Her zaman adım adım ilerlemeyi tercih edin. Önceliklerinizi belirleyip önceliklerinizi sırasıyla hayata sokun.

4. Planlarınızı ve görevlerinizi belli zaman aralıklarında gözden geçirmeyi alışkanlık haline getirin. Zaman zaman öncelikleriniz değişebilir. Böylece değerli zamanınızı önceliği olmayan işlere harcamaktan kurtulursunuz.

5. Mutlaka bir günlük kullanın. Planlarınızı ve yapmanız gerekenleri bu günlüğe kaydedin ve o gün içerisinde gerçekleştirdiklerinizin yanına işaret koyun.

6. İşyerinde, dikkatinizi dağıtabilecek şeylerden uzak durun. Örneğin masanız bir sokağa bakıyorsa ve gün içerisinde polislerle şoförlerin sık sık kavgasına şahit oluyorsanız bu gereksiz bir zaman kaybına yol açabilir. Hemen yerinizi değiştirin. Ayrıca masanızın üzerinde de işinizle ilgili olmayan şeyleri kaldırın.

7. Bugün ne yaparsam beni hedefime daha çabuk yaklaştırır? Bu soruyu gün içerisinde kendinize 100 kere sorun!

8. Aynı anda birden fazla iş yapanlara özenmeyin. Aynı anda tek bir işe odaklanıp o işi bitirmeye çalışın.

9. Kendi kararlarınıza güvenin. Eğer bir işin sizin düşündüğünüz yöntemle daha kısa zamanda çözüleceğine inanıyorsanız kendi planınızı uygulayın. Başkalarının önerilerini yerine getirmekle vakit kaybetmeyin.

10. İşinizle ilgili nasıl günlük plan yapıyorsanız aynı şekilde haftalık plan da yapın. Bu sizi hafta başında herkesin yaşadığı isteksizlik ve tembellikten kurtaracaktır.

İş Yaşamında Doğru Giyinin…

İş adamları profesyonel görünümden daha fazlasına bakarlar. Kıyafetleriniz içinde rahat hareket etmeniz gerekir. Dar etekler, pantolonlar ve ceketler hareketlerinizi kısıtlar. Ayrıca el hareketlerinizi kullanmanız için kıyafetinizin üzerinize uygun olduğundan emin olun.

Eğer kilo alır ya da verirseniz, acele bir şekilde terzinize gidin ve kıyafetlerinizin üzerinize göre olmasını sağlayın. Üzerinize oturmayan kıyafetlerin iş yerinde bir mazereti yoktur.

Gündelik kıyafetlerin kurumsal kültürün bir parçası olduğu düşünülürse, iş yerinde giymek için gündelik kıyafetlerinizden seçerken iki kere düşünün. Teknoloji sayesinde tasarımcılar özel dalgalar yaratabiliyorlar. En iyileri baskın dalgalar gibi gözüküyor ama dışarıda bunlardan çok fazla var o yüzden dolaşın ve en iyisini alın.
İş kıyafetleri son moda trendlerini yansıtmaz. Bir kadın ne giydiği ile değil profesyonel yetenekleri ve kim olduğu ile fark edilmelidir. Kıyafetinin iş ortamına ve iş yerindeki pozisyonuna uygun olması gereklidir.
Tutucu bir görünüm için etekli bir takım ya da pantolonlu bir takım ile başlayın. Birkaç istisna dışında, uyumlu bir ceket ile tamamlanmadığı sürece kıyafetler herkeste aynı güvenilirliği göstermez.

Etekler diz hizasında ya da biraz altında veya üstünde olmalıdır. Aşırılardan kaçın. Diz hizasının 10 cm üzerindeki bir etek kaşları kaldırır ve sorular sorulmasına neden olur.

Pantolonların ayağınızın yada ayakkabınızın hizasında bitmesi gerekir. Capri pantolonların en son trend olmasına karşın bunlar iş yerinde giyilebilecek kıyafetler değillerdir.

Bluzlar ve süveterler kadın kıyafetlerinde renk ve çeşitlilik sağlarlar. Uygun olmayan kolye ve bileklikler yanlış bir izlenim yaratabilir.

Kadınlar iş dünyasında çorap giymek durumundadırlar. Doğal veya ten rengi tonları en iyi seçimlerdir. Açık renkli bir elbisenin altına yada açık renk bir ayakkabı ile kesinlikle koyu renkli çorap giymeyin. Çekmecenizde ekstra bir çorap bulundurun.

Az topuklu ayakkabılar yükseklere oranla daha profesyonel dururlar. Önü açık ayakkabılar ve sandaletler trend olsa da ofis için uygun değillerdir.

Konu aksesuar ve mücevhere geldiğinde, az yine çok görünebilir. Basit tutun; bir yüzük, bir çift küpe. Aksesuarların yaratıcılığınızı düşürmesi değil kişiliğinizi yansıtması gerekir.

İş kıyafetleri gece kıyafetleri ve haftasonu kıyafetlerinden faklıdır. İyi bir iş gardırobuna sahip olmak geleceğiniz için iyi bir yatırımdır.

Van’ın Genç Girişimci Kadını: Handan Avar…

Kadınların iş yaşamında yok denecek kadar az bulunduğu Van’da sıfırdan iş yaşamına girip plastik fabrikası açan Handan Avar (22) tam bir başarı öyküsüne imza atıyor.
İşlettiği küçük marketten elde ettiği gelir ile açtığı atölyeyi kısa sürede büyüten Avar şimdi ayda 200 bin parça plastik üreten bir fabrikanın sahibi. Yanında tam 15 kişi çalıştıran genç işletmeci aynı zamanda Açık Öğretim Fakültesi’nde okuyor.

Van’da İş Geliştirme Merkezi’nde (İŞGEM) Öz Ata Plastik adlı fabrikanın sahibi Handan Avar’ın iş yaşamındaki yükselişi tam bir başarı hikâyesi. Kimseden destek almadan işlettiği küçük bir marketten elde ettiği gelirle ayda 200 bin parça plastik üreten bir fabrikaya sahip olan Avar, bölge illerine sattığı ürünlerini yurtdışına satabilmenin yollarını arıyor.
Bölgede iş hayatına pek giremeyen kadınlar arasından sıyrılan Handan Avar iş kadını olmasının yanı sıra okulunu da ihmal etmiyor. Açıköğretim Fakültesi’nde okuyan Avar işletmesinde 10, satış mağazasında da beş işçi çalıştırıyor. Ayakkabılık, bardak, leğen, plastik tabak, gırgır gibi ev aletleri üreten Avar, işyerini üç ay önce açmış. Oturduğu mahallede işlettiği marketten elde ettiği gelirle İŞGEM’de bir işyeri kiralayan Avar, Hakkâri, Muş, Bitlis, Ağrı, Iğdır gibi illere ürettiği malları satıyor.
Van merkezde de bir satış mağazası bulunan Avar “Bölgede kadına bırakın iş yaşamında sosyal yaşamda bile hayat tanınmıyor. Fakat ben yılmadım. Hep daha iyisini hedefledim ve sonunda kendi işyerimin patronu oldum” dedi.
Şu an aylık 30-40 bin TL civarında bir para kazandığını belirten Avar, “Daha çok çalışıp yurtdışına açılmayı hedefliyorum. İnşallah işlerimi daha da büyütüp ihracat yapacak düzeye gelirim. Burayı hiç kimseden destek almadan kendi çabalarımla açtım. Bütün kadınlara sesleniyorum: Hiçbir işe erkek işi demeyim. Çalışın, üretin, emek harcayın siz de başarabilirsiniz” diye konuştu.

kaynak: Taraf

Sanal Ortamda İtibar Sahibi Olmak…

 

Eskiden iyi bir itibara sahip olmak uzun zaman ve emek gerektiriyordu. Ama gelişen internet teknolojileri ve sosyal ağlar sayesinde artık kısa zamanda itibarımız değişebiliyor. İnternette yayınlanan ufak bir haber, bir blog yazısı, mesaj ya da fotoğraf birçok insan tarafından paylaşılabiliyor.

Bilginin sınırsızca paylaşılabilmesi profesyonel hayatımızı da yakından etkiliyor. İş başvurusu yaptığınızda artık sadece CV’nize veya mülakattaki tavrınıza dikkat edilmiyor. İşverenler isminizi internette aratıp hakkınızda çıkan sonuçları yakından inceliyor. Sosyal medya profillerinize, üye olduğunuz gruplara, yazdığınız mesajlarınıza, fotoğraflarınıza veya hakkınızda çıkan haberlere dikkat ediliyor. Facebook profilinizdeki sıra dışı fotoğrafınız sizi arkadaş çevrenizde çok popüler yapabilir ama aynı fotoğraf, yıllar sonra yapacağınız bir iş başvurusunun reddedilmesine sebep olabilir.

Formspring üzerinden arkadaşlarınızın özel hayatınızla ilgili sorduğu sorulara verdiğiniz cevaplar bugün eğlenceli gelebilir ama bu cevapları bir gün işvereninizin, ailenizin veya gelecekteki müstakbel eşinizin de görebileceğini unutmayın.

Sanal kimliğinizin itibarı nasıl artar?

Blog hazırlamak: Bir blog açmak, kolay ve masrafsız. Blog servisi veren sayfalardan birini seçerek birkaç dakika içinde blog alanı oluşturabilirsiniz. Düzenli olarak güncellenen blog, bir süre sonra dijital portfolyönüz haline gelecek. Ayrıca blogunuzu web arama motorlarına da tanıtmalısınız. Böylelikle isminiz internette arandığında blogunuz ön plana çıkar. Doğru şekilde kullanılan bir blog, kariyerinizi şekillendirmenize mutlaka yardımcı olur. 
Farklı sosyal ağlarda profil oluşturmak: Sosyal ağlarda profil oluşturup arkadaş seçimi yaparken hedef kitlenin ve amacın iyi belirlenememesi karşımıza çıkan en büyük zorluklardan biri. Arkadaş listenizde şirket yöneticileriniz, meslektaşlarınız, okul arkadaşlarınız, aileniz ve güncel arkadaşlarınız varken yapacağınız paylaşımlar bir tarafın hoşuna giderken diğerlerinin hakkınızda yanlış yorumlar yapmasına sebep olabilir. 

Sosyal ağları doğru yönetmenin yolları:

Amacınızı doğru şekilde belirlemek: Tercih ettiğiniz sosyal ağa neden üye olduğunuzu ve amacınızı iyi belirlemelisiniz. Eğer sosyal medyayı sadece zaman harcamak için kullanıyorsanız o zaman sizin için hep bir zaman kaybı olacak. 
Doğru içeriği sağlamak: Sosyal ağın gerektirdiği içeriği düzenli bir şekilde sağlayabilmelisiniz. Yapacağınız paylaşımların içeriği karakteriniz ve kariyer hedefleriniz hakkında ipuçları verecektir.

Sosyal ağın kimliğini tanımak: Her sosyal ağ farklı bir kitleye hitap eder ve kendine özgü davranış kuralları içerir. LinkedIn,profesyonellerin yeni iş bağlantıları kurmalarına yardımcı olmak için kuruldu. MySpace’te müzik, video ve eğlenceli içerikler paylaşabileceğiniz bir profil oluşturabilirsiniz.

Düzenli kullanım: Blogunuzu en azından haftada bir kez güncellemenizde yarar vardır.

Duyarlı olmak: Size sorulan sorulara anında cevap vermeli, paylaşımlarda fikir belirtmeli ve güncel tartışmalarda yorum yapmalısınız.

kaynak: Zaman

Tag Cloud