Just another WordPress.com site



İş görüşmeniz sırasında büyük bir olasılıkla, iyi bir izlenim yaratmak için çok sınırlı zamanınız olacaktır; ayrıca, sizinle görüşecek kişinin toplantıyı nasıl yürüteceği hakkında herhangi bir bilginiz de olmayacaktır. Bu nedenle, şu olasılıklara karşı hazırlıklı bulunmalısınız: 



* Sizden kariyerinizi anlatmanız istenecektir.
Ağırlığı en son ya da hala çalışmakta olduğunuz işinize vererek, kısa ve ilginç bir özet hazırlayıp prova edin. Hiç soru sorulmayabileceğini gözönünde bulundurarak, on dakikayı geçmeyecek biçimde hazırlayacağınız bu özet içinde, başvurduğunuz görevle ilgili deneyimlerinizi özellikle belirtin.

* Size bu işin neden çekici geldiği ve neden bu işe uygun olduğunuzu düşündüğünüz sorulacaktır.

Bu soruya hazırlanmak daha güçtür, çünkü elinizde bu bölümle ilgili fazla malzeme olmayabilir (gerekiyorsa, bunu görüşeceğiniz kişiye söylemelisiniz). Yine de, hiç değilse, aklınızda iyi belirlenmiş ‘başlıklar’ bulundurmalısınız.

* Size rasgele seçilmiş teknik veya kişisel sorular sorulacaktır ;

Üstelik, bir olasılıkla, düşünme hızınızı ve esnekliğinizi sınamak için, saldırgan bir üslupla. Hızlı düşünmeye, serinkanlılığınız yitirmemeyi, hepsinden önce de, harikalar yaratmaya yeltenmemeye hazırlıklı olun. (sizinle görüşen kişi, hakça sayılmayacak kadar zor sorulara karşı tepkilerinizin olgunluğunu ölçüyor olabilir.)

Görüşmenizin ilk 30 saniyesinde, görünüşünüz, görgünüz ve kişisel üslubunuz, karşınızdaki kişi tarafından -olumlu veya olumsuz- belirlenecektir. Bu nedenle, daha görüşmenin başından itibaren özgüveniniz yerinde, uyanık ve neşeli olmanız (kendinizi çok gergin hissetseniz bile gülümseyin!) çok büyük önem taşır.

Selamlama, tokalaşma, karşınızdakinin gözlerinin içine bakma ve düzgün duruş  her zaman büyük önem taşır.

Görüşeceğiniz kişi yorgun, aksi, dağınık, dikkatsiz ya da ilk bakışta sevmediğiniz biri olabilir. Yine de, bunların hiçbirine aldırmadan görüşmeyi sürdürmelisiniz -sonradan, hiç değilse kendiniz, kendinize hakça davrandığınızdan emin olmalısınız.

Sizinle görüşecek kişi hem size sorular soracak hem de sizin ona, eleman aranan işle ilgili sorular sormanızı bekleyecektir. Çoğu kez ilk sorular karşı taraftan gelir; bu soruları nasıl yanıtladığınız, genellikle yanıtlarınızın kendileri kadar önem taşır.

Soruları yanıtlamanın altın kuralları şunlardır:

1- Ne dalkavukluk ölçüsünde ‘çıtkırıldım’ olun, ne de diline geleni söyleyen bir münasebetsiz; tepkileriniz ağırbaşlı, ölçülü ve doğal olsun.

2- Size sorulmuş olmasını istediğiniz soruya değil, size sorulmuş olan soruya cevap verin. (bunun için, size söylenenleri dikkatle dinlemelisiniz.)

3- Yanıtınız kısa ve tutarlı olsun. Uzun ve gereksiz bir tartışma başlatmak yerine, sizinle görüşen yetkiliye daha fazla ayrıntı isteyip istemediğini sormak daha uygun bir davranıştır.

4- Yanıtı bilmiyorsanız (örneğin, teknik bir konuda), bunu hemen belirtin. Blöf yapmaya, bilirmiş gibi görünmeye çalışmayın.
 

Mizahtan korkmayın, ama fıkra anlatmaktan kaçının; bu davranış, bir işe alma görüşmesi ortamı için hiç de uygun sayılmaz.

Soru sorarken de sorgulama tuzağına düşmekten sakının; daha önce size söylenmiş olan konuları aynen veya başka biçimlerde sormak, karşınızdaki kişiye güvenmediğiniz veya onun açığını bulmaya çalıştığınız izlenimi uyandırır.

Öğrenmek istediğiniz bilgiyi, karşınızdaki kişiyi tedirgin etmeden, en etkili ve zarif bir biçimde sormayı amaçlamalısınız. Eğer soracak hiç sorunuz yoksa, bunu belirtin; ama mutlaka, size soru sorma fırsatı verildiği için teşekkür etmeyi unutmayın.

Kaynak: İş Töresi, David Robinson

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

Tag Cloud

%d bloggers like this: