Just another WordPress.com site

Hiç ummadığınız bir anda, beklemediğiniz bir zamanda kaybedebilirsiniz tüm birikiminizi… Bir sabah uyanır ve beş parasız kaldığınızı öğrenebilirsiniz… Haberi herhangi bir anda alabilir, duyabilirsiniz ama kabullenmeniz, inanmanız ve kanıksamanız bir anda gerçekleşmeyecektir… Zamanla, yavaş yavaş ve biraz da geciktirerek özümsersiniz gerçeği…

Önce “eyvah” dersiniz, “eyvah!”… “Nasıl olacak? Nasıl yaşayacağız? Nasıl geçineceğiz? Peki ya çocuk? Okulu ne olacak? Beslenmesi, ihtiyaçları nasıl karşılanacak? Allahım biz nasıl yaşayacağız?” gibi binbir çeşit soru dolaşır zihninizin derinliklerinde, cevap bulamazsınız..!


Günler, “ne olduğunu” anlamanın garip sıkıntısıyla geçer, soru çarkı hala aynı hızla dönmektedir beyninizde… Korkmayın..! İlk şoku atlatır, ilk şaşkınlığı yenersiniz bir süre sonra… “Nasıl oldu?, ne oldu?” soruları “Nasıl olacak?, ne olacak?” çıkmazları azalır ve gitgide yerini “Ne yapabiliriz?” lere bırakır…

“Ne yapabilirim? Bu çıkmazdan çıkmak için nasıl bir çözüm bulabilirim?”


İşte bu soruya geldiğiniz an, maddi olarak değilse bile manevi olarak güçlendiğiniz, silkinip kendinize geldiğiniz andır… İşte o an, kendinizi ve dolayısıyla ailenizi depresyondan kurtardığınız andır… İşte o an parasızlığın size ilk dersi verdiği andır;

“Parasızlık insana dimdik durmayı öğretir!”

“Ne yapabilirim?” sorusunun cevabını ararken, unuttuğunuz becerilerinizi, yeteneklerinizi hatırlarsınız birden… Vakt-i zamanında “bil de yapmazsan yapma” mantığıyla gittiğiniz kurslar gelir aklınıza; “yahu ben diksiyon kursuna gitmiştim, aaa dikişe nakışa da gittim, hay Allah ben takı da yapıyordum, aa dur bakayım kumaş boyama kursuna da gitmiştim, ee bilgisayar kursuna da…” Bunları bir bir hatırlarken ve bir yandan da sürekli araştırırken yeni fikirler de üretirsiniz; “ya yemeklerim güzel, çok beğeniliyor, hani şu çevre esnafa öğle yemeği filan yapsam… Poğaça-kek yapıp sabahları satabilsem… Yoksa yaptığım zeytin ya da turşuları mı?”…. vs vs derken parasızlığın 2. dersini de almışsınızdır;

“Parasızlık insanın beynini çalıştırır, hafızasını tazeler!”

Siz bu dersleri alma sürecindeyken zaman akmaya devam etmekte, yaşam şaşırtıcı bir şekilde düzenli olarak sürmektedir… Ve işte şaşırtıcı düzenliliğin içinde farkedersiniz ki; salam, sucuk, sosis olmadan da kahvaltı edilebilmekte; her akşam çerez, pasta, kurabiye yenmeden de yaşanabilmektedir… Asla olmaz dediğiniz “türlü” ve “nohut”, etsiz de gayet lezzetli olabilir, taze fasulye bol değil bir domatesle de pişirilebilir, dolmada pirinç yerine bulgur da kullanılabilir… Ayrıca çocuğunuz büyümüştür, göz yakmayan şampuan olmadan da yıkanabilir, bir-iki çeşit temizlik malzemesi bütün evin temizliğine yetebilir, koyu renk çamaşırlara özel deterjan şart olmayabilir… İşte parasızlıktan alınabilecek bir ders daha;

“Parasızlık size nelersiz de yaşayabileceğinizi öğretir!”

Bu arada başka şeyler de farkedersiniz; “salatasız sofraya oturmaz” dediğiniz eşiniz salatasız sofraya oturabiliyor, “yemez” dediğiniz çocuğunuz sebzeli pilav yiyebiliyor, “kesinlikle yapamam” dediğiniz kahvaltı pekala da domatessiz olabiliyordur… Bunun yanında; yeni giysiler almadan ve heryere arabayla gitmeden de hayat devam edebiliyor, çocuğunuz geçen yılki forma ve çantasıyla da okula gidebiliyordur…

Ve işte o zaman farkedersiniz ki; çocuğunuzun her yıl yeni çanta ve forma talebi, her dakika yeni oyuncak isteği zaten yoktur, bunlar onun adına sizin isteklerinizdir…Tüm bunlar ışığında parasızlıktan yeni bir ders daha almışsınızdır;

“Parasızlık, kendinizi ve ailenizi daha iyi tanımanızı sağlar!”

Günler geçmeye devam ederken, geçen yılki formasını giyen oğlunuzun kısalan pantalon paçasını uzatabildiğinizi, ufak-tefek tadilatl çantasını yenileyebildiğinizi de farketmişsinizdir… Elinizdeki malzemelerle tatlı yapabildiğinizi, semizotunu ıspanak yerine yedirebildiğinizi, ekmeğinizi, poğaçanızı, böreğinizi pişirebildiğinizi de farketmişsinizdir elbette… Parasızlıktan aldığınız yeni dersi de tamamlamışsınızdır;

“Parasızlık insanın üretkenliğini arttırır!”

Bu dersler bitmez, bitmeyecektir de… Çoğalabilir, çoğaltılabilir… Önemli olan bu dersleri almak, kavramak, yaşam biçimi haline getirebilmektir…

Sevgiyle kalın; ümitsiz ve parasız kalmayın…


Ülker Büyükkıdık

*************************************************************************************************************
Siz de konuk yazar olmak istiyorsanız şu yazımı okuyun.

Comments on: "Konuk Yazar Alfa: " Parasızlık Bizlere Neler Öğretir..?"" (22)

  1. tebrikler Ülker hanım…
    herşey insanlar için,para tükense bile ümit tükenmemeli ki hayatını sürdürebilesin:)

  2. Harika bir yazı Ülker’cim.Eline sağlık.Çok ders var içinde.Anlayana:)

  3. Teşekkür ederim Zeynep’cim…
    Tam anafikir tespiti olmuş, ancak bu kadar güzel ifade edilebilirdi…🙂

  4. Teşekkür ederim dukandiyetitariflerim🙂
    Ders değil de tavsiye diyelim nacizane…

  5. sıskakız said:

    Ülkerim harika hayat dersi için sana sonsuz teşekkürler print edip şımarıklık duurmlarımız için başucu kitabı yapacağım bunu. Varlık halindeyken yokluk durumlarımızı malesef hatırlayamıyoruz, oysaki bir çoğumuzda buna benze nbe hikayeler var. Teşekkürler tekrar.

    Sevgiler Sibel

  6. Sibel’im, asıl ben sana teşekkür ederim, sıcacık yorumun için…🙂

  7. Anonymous said:

    Çok güzel bir yazı.
    Beğeniyle okudum.

  8. Ülkerim; seni ve yüreğini çok seviyorum..Öyle güzel anlatmışsın ki ne diyeceğimi bilemedim ama sen anladın onu:)

    Beyhan

  9. Elinize sağlık, çok güzel ifade etmişsiniz.
    Tüketim dünyasında her şeye sahip olmak isterken
    aslında ne kadar mutsuz ediyoruz kendimizi.

    Her şey gönlünüzce olsun, sevgiler…

  10. Adsız’a…

    Çok teşekkür ederim… Sevindirdiniz beni…🙂

  11. Anladım Beyhan’ım, anladım…🙂

    Yüreğimden yüreğine sevgiyle;

  12. Fatma Hanım;

    Çok teşekkür ederim,

    Kendimizi ve çevremizi mutsuz etmemiz bir yana, nice güzelliklerden de mahrum kalıyoruz maalesef…

    Oysa önlemek elimizde, yeter ki bilincinde olalım…🙂

    Sevgiyle;

  13. seviyorum seni

    Aylin_

  14. Ben de seni Aylin’im, Biliyorsun zaten değil mi?🙂

  15. Neşe Arslantürk said:

    ülker hanım önce sizi kutlarım. sonrada herkesin okuyup ders almasını cani gönülden tavsiye ederim.

  16. Teşekkür ederim Neşe Hanım🙂

  17. dostum çok güzel bir yazı profesyonelce ama yaşanmış belliki ruhuna sağlık…..
    fulden uras

  18. Teşekkür ederim Fulden Hanım; tam da sizin “Şükür Ki Nefes Alıyorum” yazınıza denk gelmiş…

    Şükür ki nefes alıyoruz…🙂

    Sevgiyle;

  19. Anonymous said:

    Harika bir yazı elinize,yüreğinize sağlık..

  20. Anonymous said:

    ülker’cim, çok keyifsiz bir hikayeyi müthiş bir keyifle okudum.

    kalemine sağlık arkadalım🙂

    meriç

  21. Adsız;

    Teşekkür ederim, yorumlarınız için sizin de elinize yüreğinize sağlık…

  22. Meriç’çim, çok teşekkür ederim, mutlu ettin beni…

    Sağol, varol…🙂

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

Tag Cloud

%d bloggers like this: