Just another WordPress.com site

Archive for the ‘Sanal Alem’ Category

Sanal Ortamda İtibar Sahibi Olmak…

 

Eskiden iyi bir itibara sahip olmak uzun zaman ve emek gerektiriyordu. Ama gelişen internet teknolojileri ve sosyal ağlar sayesinde artık kısa zamanda itibarımız değişebiliyor. İnternette yayınlanan ufak bir haber, bir blog yazısı, mesaj ya da fotoğraf birçok insan tarafından paylaşılabiliyor.

Bilginin sınırsızca paylaşılabilmesi profesyonel hayatımızı da yakından etkiliyor. İş başvurusu yaptığınızda artık sadece CV’nize veya mülakattaki tavrınıza dikkat edilmiyor. İşverenler isminizi internette aratıp hakkınızda çıkan sonuçları yakından inceliyor. Sosyal medya profillerinize, üye olduğunuz gruplara, yazdığınız mesajlarınıza, fotoğraflarınıza veya hakkınızda çıkan haberlere dikkat ediliyor. Facebook profilinizdeki sıra dışı fotoğrafınız sizi arkadaş çevrenizde çok popüler yapabilir ama aynı fotoğraf, yıllar sonra yapacağınız bir iş başvurusunun reddedilmesine sebep olabilir.

Formspring üzerinden arkadaşlarınızın özel hayatınızla ilgili sorduğu sorulara verdiğiniz cevaplar bugün eğlenceli gelebilir ama bu cevapları bir gün işvereninizin, ailenizin veya gelecekteki müstakbel eşinizin de görebileceğini unutmayın.

Sanal kimliğinizin itibarı nasıl artar?

Blog hazırlamak: Bir blog açmak, kolay ve masrafsız. Blog servisi veren sayfalardan birini seçerek birkaç dakika içinde blog alanı oluşturabilirsiniz. Düzenli olarak güncellenen blog, bir süre sonra dijital portfolyönüz haline gelecek. Ayrıca blogunuzu web arama motorlarına da tanıtmalısınız. Böylelikle isminiz internette arandığında blogunuz ön plana çıkar. Doğru şekilde kullanılan bir blog, kariyerinizi şekillendirmenize mutlaka yardımcı olur. 
Farklı sosyal ağlarda profil oluşturmak: Sosyal ağlarda profil oluşturup arkadaş seçimi yaparken hedef kitlenin ve amacın iyi belirlenememesi karşımıza çıkan en büyük zorluklardan biri. Arkadaş listenizde şirket yöneticileriniz, meslektaşlarınız, okul arkadaşlarınız, aileniz ve güncel arkadaşlarınız varken yapacağınız paylaşımlar bir tarafın hoşuna giderken diğerlerinin hakkınızda yanlış yorumlar yapmasına sebep olabilir. 

Sosyal ağları doğru yönetmenin yolları:

Amacınızı doğru şekilde belirlemek: Tercih ettiğiniz sosyal ağa neden üye olduğunuzu ve amacınızı iyi belirlemelisiniz. Eğer sosyal medyayı sadece zaman harcamak için kullanıyorsanız o zaman sizin için hep bir zaman kaybı olacak. 
Doğru içeriği sağlamak: Sosyal ağın gerektirdiği içeriği düzenli bir şekilde sağlayabilmelisiniz. Yapacağınız paylaşımların içeriği karakteriniz ve kariyer hedefleriniz hakkında ipuçları verecektir.

Sosyal ağın kimliğini tanımak: Her sosyal ağ farklı bir kitleye hitap eder ve kendine özgü davranış kuralları içerir. LinkedIn,profesyonellerin yeni iş bağlantıları kurmalarına yardımcı olmak için kuruldu. MySpace’te müzik, video ve eğlenceli içerikler paylaşabileceğiniz bir profil oluşturabilirsiniz.

Düzenli kullanım: Blogunuzu en azından haftada bir kez güncellemenizde yarar vardır.

Duyarlı olmak: Size sorulan sorulara anında cevap vermeli, paylaşımlarda fikir belirtmeli ve güncel tartışmalarda yorum yapmalısınız.

kaynak: Zaman

Advertisements

Sosyal Paylaşım Ağlarında Dikkat Etmeniz Gereken 8 Önemli Nokta..

  1. Sayısal bilgi yok olmaz: İnternete yüklenen bir resim, yazı veya yorum asla tam anlamıyla silinmez. Ayrıca birçok sosyal paylaşım sitesi verdiğiniz bilgileri daima saklar. Öğrencilikte yaptığınız eğlencelerin resimlerini paylaşmak bugün için çok zevkli olabilir. Ama yıllar sonra bambaşka yerlerde karşınıza çıkıp farklı algılamalara sebep olabilir.  
  2. Kimlik hırsızlığı: Kimlik, pasaport, sosyal güvenlik ve telefon numarası, doğum günü, anne kızlık soyadı gibi bilgilerinizi kesinlikle paylaşmayın.
  3. Özel bilgilerin paylaşımı: Uzun bir tatile çıktığınızı söylemek bazen çok riskli olabilir. Profilinizi takip eden kötü niyetli bir kişi siz tatildeyken evinize hırsızlık yapmak niyetiyle gelebilir.
  4. Güvenlik ayarlarının uygulanması: Eğer profilinizin arama motorlarında çıkmasını istemiyorsanız bununla ilgili ayarlarınızı kontrol edin.
  5. Şüpheli uygulamalara dikkat: Kaynağını bilmediğiniz uygulamaları yüklemeyin ve şüpheli bağlantılara kesinlikle tıklamayın.
  6. Aynı şifreyi kullanmamak ve kolay şifrelerden kaçınmak: Kolay şifrelerden ve tek bir şifreyi tüm üyeliklerde kullanmaktan kaçının.
  7. Şirket bilgilerini paylaşmak: Eğer sosyal medya stratejisinin bir parçası değilse şirketinizle ilgili bilgileri bu gibi ortamlarda paylaşmayın.
  8. Kişisel ve profesyonel arkadaşlıkları karıştırmak: Yakın arkadaşlarınız ve ailenizle yaptığınız yazışmalar iş arkadaşlarınıza veya yöneticilerinize garip gelebilir. İş saatlerinde sosyal medya ortamında paylaşımlar yapmak ise hakkınızda farklı algılamalara neden olabilir.

 kaynak: Zaman

E-posta Yazımında Dikkat Etmeniz Gereken En Temel Kurallar…

 .



E-posta artık hem iş hayatımızın hem de günlük yaşamımızın vazgeçilmez iletişim araçlarından biri oldu.
E-posta eğer düzgün yazılmamışsa okuması başlı başına bir eziyet haline gelebiliyor.
Gelin okuyanlara bu eziyeti çektirmeyelim ve e-posta yazarken dikkat etmemiz gereken temel kuralları hatırlayalım:

70 KARAKTER KURALI
E-posta oluştururken okuma kolaylığı sağlamak ve aynı zamanda e-posta’nın gönderim esnasında bozulmasını önlemek amacıyla, paragraflar arasına boşluk koymanız gerekir.

Uzun paragrafları da kendi içinde bölmelisiniz. Uzmanlar, yaklaşık 70 karakterde bir, cümle dizilerinin birbirinden ayırılmasını öneriyorlar. Yazdığınız e-posta’nın karakter uzunluğunu, bir Word dökümanına yapıştırarak ölçebilirsiniz. (Bunun için, e-posta mesajınızı Word dökümanına yapıştırdıktan sonra, önce ‘Dosya’ menüsünü, sonra ‘Özellikleri’, oradan da ‘İstatistikler’i tıklamanız gerekir.)

E-posta yazımında dikkat etmeniz gereken diğer kurallara gelince:

UZUNLUĞU NE OLMALI?

E-postalarınızı, okurun sağ çubuğu kullanmaksızın okumasını sağlayacak ölçüde kısa tutun.

NE ZAMAN YANIT VERMELİ?

Gönderilen e-posta’ları aynı gün içinde yanıtlamak en doğrusu. Yanıt yazmaya engel geçerli bir mazeretimiz varsa cevaplama süresini 1 günden fazla tutmamak lazım.

GRAMER KURALLARI

Diğer yazışmalarınızda yaptığınız gibi, e-posta mesajlarınızda da mutlaka noktalama işaretlerini kullanın ve büyük harf-küçük harf kuralına dikkat edin.

HTML Mİ, METİN Mİ?
E-posta bazıları HTML formatında yazılan e-posta’ları okuyamaz; her zaman text (Metin) bazlı e-posta mesajları yollayın.

MESAJA GİRİŞ
Bir konu üzerinde birden çok mesajın gidip geldiği durumlarda, her e-posta’ya bir selamlama cümlesiyle başlamanız gerekmez. Gündelik hayatımızda, her konuşmaya başlarken ‘Merhaba’ demediğimiz gibi…

KONU
E-posta mesajınızın ‘Konu’ kısmına, mesajın içeriğini anlatacak bir ifade yazmaya özen gösterin.

HARF BÜYÜKLÜĞÜ 
E-posta yazarken caps lock (büyük harf) tuşumuzun açık(!) kalmadığına dikkat ediyoruz.
Büyük harfle yazılmış bir e-postayı okumak oldukça zor. Ayrıca sanal alemde büyük harf yazmak bildiğiniz gibi bağırmak anlamına geliyor..!
 




Kendi blog’unu kurmadan önce ne yapman gerekiyor?

.

Eğer günlük hayatınızda yaşadıklarınızı veya iş yaşamına yönelik deneyimlerinizi diğer insanlarla paylaşmak gibi bir niyetiniz varsa kişisel ‘blog’lar sizin için biçilmiş kaftan olabilir. Milyonlarca insanın iş yaşamından modaya, spordan yemek yapımına kadar akla gelen her konuda deneyimlerini anlattıkları ‘blog’lar, sizin için kendinizi en iyi ifade edeceğiniz alanlar olabilir. Bu siber alanları kendi tanıtım alanı olarak kullananların sayısı da gittikçe artmakta. Bu nedenle bir blog kurarken doğru adımlar atmak büyük önem taşıyor. Sitenizi hem İnternet kullanıcılarına hem de iş yaptığınız kişilere cazip hale getirmek için çaba harcamanız gerekiyor.

Şu anda online olan yaklaşık 200 milyon blog bulunuyor. Ancak blog kurmadan önce hem teknik altyapı hem de içerik açısından hazırlanmak şart. İşte bu işi yapmak isteyenlere birkaç küçük tavsiye :

Bir şirketmiş gibi yönet: Eğer ‘blog’unuza gereken özeni göstermiyorsanız, ondan önemli bir başarı da bekleyemezsiniz. Unutmayın kurdukları bloglar üzerinden para kazanan yüzlerce insan var. Bu yüzden işiniz ve blogunuz arasındaki dengeyi iyi koruyun ve ikisini de ihmal etmeden kendinize zaman yönetimi planı çıkarın.

Kendini eğit: Kurduğunuz blog’un ilgi çekmesini istiyorsanız, onu hem içerik hem de görünüş açısından güncellemelisiniz. Bu nedenle web tasarımı başta olmak üzere pek çok teknolojik gelişme hakkında bilgi edinin. Gerekirse teknik konular için sertifika programlarına katılın.

Kendini iyi tanıt: Kurduğunuz blog üzerinden kendi tanıtımınızı yapmak istiyorsanız sadece hitap ettiğiniz sektöre odaklanmayın. Başta medya olmak üzere farklı sektörlerden okuyucuya sahip olmak hem tanınırlığınızı hem de aldığınız reklam banner’larının sayısını artıracaktır.

kaynak: http://www.isteinsan.com.tr

Çok okunan bir blog sahibi olmak için ne yapmak gerekir?

Son yıllarda ülkemizde sanal dünya hızla büyüdü ve bunun doğal sonucu olarak bir çok blog da yayına geçti. Özellikle kadınlar arasında “blog sahibi olmak” moda oldu. 

Peki, sayısı hayli kabarık olan bloglar arasından sizin blogunuz nasıl sıyrılıp diğerlerinden fazla okunacak..?
İşte size bir kaç ipucu:
* Kendi düşüncelerinizi yazmaktan çekinmeyin. İnsanlar bir şirket yerine, kendileri gibi biri tarafından yazılanları okumayı ve eleştirmeyi sever.
* Konuşuyor gibi yazın. Yazınızın, okuyucuyla sohbet eder gibi bir havası olsun.
* Yazınızı blog’unuza koymadan önce internet’te tarama yapın. Düşüncelerinizin daha iyi bir anlatımla, başka bir yerlerde yazıldığını görebilirsiniz.

* Okurlarınızı ana fikre yönlendirirken örneklerden, yaşanmış tecrübelerden bahsederek, onların kafasında konunun şekillenmesini sağlayın.
* Yazılarınızı kısa tutmaya çalışın. En ideali, yazı başına 250 kelimeyi geçmemek.
* Uzun bir metin yazacaksanız, kalın veya büyük yazılmış başlıklar ve alt başlıklardan yararlanın. Bu sayede metnin ana hatlarının kolaylıkla gözden geçirilebilmesine olanak vermiş olursunuz.
* Belirli alışkanlıklarınız dahilinde yazın. Yazılarınız arasında bütünlük olmasına dikkat edin.
* Güncel kalmaya gayret gösterin. Unutmayın ki eskimiş haber, haber değildir.
* Yazma sıkılığınızı eşit aralıklarda tutmaya gayret gösterin. Örneğin haftada bir yazarken uzun aralar vermeyin. Verecekseniz de okuyucuyu bilgilendirin.
* Yazı dilinize ve dilbilgisine özen gösterin.

kaynak: http://www.kobifinans.com.tr

Tag Cloud