Just another WordPress.com site

Archive for the ‘topluluk önünde konuşma’ Category

"Hitabet Sanatı" Hakkında Mühim İpuçları…

Öyle insanlar vardır ki, konuşmaları çok etkilidir. Bulundukları her ortamda, kısa bir sürede insanları etraflarında halka yapmayı başarırlar ve çevreleri üzerinde kıskanılacak etkileri vardır.

İş görüşmelerinde iş veren personelini işe almadan evvel mülakattan geçirir.Burada amaç, sınırlı sürede karşıdakini azami ölçüde tanımaya çalışmaktır.Bu görüşmelerin sonunda bazen bakarsınız ki, sizden çok daha az özelliklere sahip birisine, o çok istediğiniz işi kaptırıvermişsiniz.
“Bu işin sırrı nedir?”diyecek olursanız,cevap son derece açık: Güzel Konuşmayı becerebilmek…
Çünkü konuşmak yalnızca düz bir iletişim aracı değildir. Kişinin bütün duyguları yanı sıra bütün düşüncelerini de çevresine ulaştırabildiği en etkili yoldur.

Altta “Hitabet Sanatı”nın püf noktalarını belirttik.
Yararlanıp, dinleyicilerinizde hayranlık uyandıracağınız konuşmalar yapmanız dileği ile..
…………………………………………………………………………………………………………………
* Giriş ve bitiriş cümleleri hayati önem arzeder, dikkat!
* Ağzınızdan çıkan her cümle muhataplarınızı yakından ilgilendirsin, onların ihtiyaçlarına yönelik bilgiler ihtiva etsin.
* Gereksiz ayrıntılarla muhataplarınızı sıkıntıdan patlatmayın, beş dakikada bir ilginç ayrıntılara yer verin.
* Muhataplarınızın yüzüne, hatta gözlerinin içine bakın; asla mırıldanarak konuşmayın.
* Üç cümlenizden birisi soru cümlesi olsun, soru cümleleri muhatapları uyanık tutar, kendine getirir, konsantre eder.
* Ne konuştuğunuz değil, nasıl konuştuğunuz önemlidir.
* Enteresan olaylara, merak uyandırıcı hatıralara yer verin.
* Hiç bir şey bilmeseniz bile samimi konuşun, hayatınızın en etkili hitabetini yapmış olursunuz.
* Dinleyicilerinizi usulüyle övün, etkileyiciliğiniz % 50 artar.
* Asla ezberlenmiş bir konuşmayı, mekanik şekilde sunmak, tarzındaki bir konuşmayı denemeyin.
* Anlatacağınız konu hakkında heyecanlı, arzulu ve şevkli olun.
* Konuşmanızı dinleyicilerle paylaşın.
* Kendinizi dinleyicilerle özdeşleştirin.
* Kendinizden örnekler verin, samimi itiraflarda bulunun ama şahsi reklama girmeyin.
* Göze ve kulağa beraber hitap edin, bunun için teknolojiden faydalanın.
* Dinleyicilerinize sevgi ve saygı gösterin, bunu her birine hissettirin.
* Örnekleriniz bol olsun.
* Sözlerinizin yankısını muhataplarınızın beyninde yüreğinde duyun.
* Beden dilinizi ustalıkla ve bilinçli olarak kullanın.
* Asla yıkıcı, olumsuz, ümitsiz ifadeler kullanmayın.
* Ses tonunuz bazen hiptonik, bazen vurucu olsun.
* Hazırlıksız konuşmamaya çalışın.
* Dinleyicileriniz sanki ayağa kalkıp size cevap vereceklermiş gibi konuşun.
* Konuyla ilgili güldüren ama düşündüren esprileriniz mutlaka bulunsun.
* Konuya farklı ve ilginç açılardan bakın.
* Somurtarak konuşmayın; tebessümünüz bol olsun.
* Sorular çoksa, başarılı bir hatipsiniz demektir.
* Arada bir siz susun, sessizliğiniz konuşsun. Sukutunuzla da konuşmayı bilin.
* 20 dakikalık konuşma da şok edici en az iki bilgi bulunmalıdır.
* Dinleyicileri şu andan alın, 25 yıl ötesine götürün; gerekli motivasyonu sağladıktan sonra tekrar bu güne getirin.
* ”Bu konuşmanın belki de en can alıcı cümlesine geldi sıra…” tarzında ifade(leri)niz mutlaka bulunsun ve o cümle hakikaten can alıcı olsun.
* Her müthiş tesbitten sonra siz, dinleyicilerden beş kat daha fazla dehşete düşün, bunu herkese hissettirin.
* Dinleyicilerden birkaçını seçin, onlarla kısa süreli birebir diyalog kurun.
* Konuyla ilgili bazı önemli kavramları veya şekilleri yazdığınız kağıdı dinleyicilere gösterin, okutun.
* Bazı sürprizler yapın; böylelikle konuşmanızın etkisini %30 artırabilirsiniz.
* Anlattıklarınızın nasıl pratik hayata geçirileceğine dair yollar gösterin.
Advertisements

Topluluk Önünde İyi Bir Konuşmacı Olmanın Sırları…

Kalabalık önünde dizleriniz mi titriyor? Bilin ki yalnız değilsiniz. Ancak bu duyguyu yenmek ve karşınızdakileri kendinize hayran bırakmak aslında o kadar da zor değil. Sadece bazı altın kuralları bilmeniz yeterli…

1 Söyleyeceklerinizi belirleyin!
Aklınızdakini belli başlıklar halinde bir kâğıda özetleyin ve o noktalara yoğunlaşarak konuşmanızı geliştirin. Notlarınızı tek bakışta okunacak kadar büyük almaya çalışın ve tek bir sırada 3 şeyi listeleyin. Kelimeleri kalın harflerle ve farklı renklerle yazın ki hafızanızı anında tetiklesin. Emin olun, aslında hiç ihtiyacınız olmayacak; ama orada olduğunu bilmek bile rahatlamanıza yeter. Ayrıca kilit noktaları birçok kez tekrarlamaktan çekinmeyin. Böylece herkesin o noktalar üzerinde düşünmesini sağlamış olursunuz.

2 Kelime kelime okumayın!
Dünyada çok az insan yüksek sesle başarılı okuma yapabilir. Eğer haber spikeri ya da politikacıysanız o zaman başka tabii ki. Bu yüzden kelime kelime okumayı bırakın.

3 Kendinize güvenin!
Gayet zekisiniz değil mi? Ne hakkında konuştuğunuzdan da haberiniz var. O halde sadece karşınızda tek bir insan varmış gibi kendinizi bırakın ve konuşun. İzleyici topluluğunun ne büyüklükte olduğunun önemi yok. Karşısında konuştuğunuz tüm o kalabalık aslında ‘tek’ kişiden oluşuyor. Onları tek tek bireyler halinde kabul edin, büyük bir kitle değil. Gözünüzün önünde büyümesine izin vermeyin.

4 Göz teması kurun!
Kişisel gelişim seminerlerindeki sözler gibi kulağa çok klişe geldiğini biliyoruz; ancak emin olun işe yarıyor. Kurabileceğiniz kadar çok kişiyle göz teması kurun. İki noktayı aklınızdan çıkarmayın. Gözleriniz herhangi bir kişiye uzun süre takılı kalmasın. Ama tek bir kişiye takılmamak için de gözleriniz odada fıldır fıldır dönmesin. Amacınız birkaç kelime telaffuz etmeye yetecek kadar bir sürede bakışları yakalamak olmalı.

5 Nefes alın!
Göz temasını gerçekten klişe bulduysanız, nefes almak iyice sıradan gelebilir. Ancak bu sürekli tekrarlayıp unutmamanız gereken bir konu aslında. Kaygıya vücudunuzun vereceği ilk doğal cevap nefes tutmak olacak. Yapmamalısınız. Çünkü o zaman sözcükler ağzınızdan telaşla çıkar, kalbiniz hızla çarpar, terlemeye başlar ve baş dönmesi hissedersiniz. Bunların hepsi gerçek. Tabii ki konuşma öncesi yoga yapın demiyoruz; ama her cümlenin sonunda nefes almayı ihmal etmeyin yeter. Bu sadece fiziksel olarak kendinizi iyi hissetmenizi sağlamaz, aynı zamanda bir ritim yaratmanızı ve kendinizi rahatlatıp yavaşlatmanıza da yardımcı olur. Yavaş olmanın topluluk önünde konuşmada daha iyi olduğunu kendinize hatırlatın.

6 ‘Es’ler verin!
Kural olarak, hikâye anlatacaksanız 1 dakikayı geçmemesine gayret edin. Eğer daha uzun sürerse karmaşıklaşır ve izleyicilerin dikkati dağılır. Her noktadan sonra 1 saniye susun: Topluluk içindeki mırıldanmaları engellemenin tek yolu bu. Böylece hem gerçek anlamda kontrolü ele almış olursunuz, hem de herkes bir sonraki kelimenizi merak eder. Tabii ki o kelime ‘ımmm’ olmadığı sürece.

7 Ses tonunuzu ayarlayın!
Ne çok bağırarak, ne de zorlukla duyulacak kadar yavaş konuşun. Sesiniz çıksın, konuşurken tekdüze ses tonu kullanmayıp, arada yükseltip, alçaltabilirseniz daha etkileyici olursunuz. Özellikle dinleyicilerin dikkatlerinin dağıldığını hissettiğiniz an, sesinizi bir an yükseltmek işe yarayacaktır. Çok hızlı da konuşmamalısınız, bu sefer de ne dediğiniz anlaşılmaz, tane tane, herkes tarafından rahatça duyulabilecek şekilde konuşmalısınız.

8 Vücut dilini kullanın!
Sadece kelimeler sıkıcıdır, elinizi, kolunuz, vücut dilinizi de konuşturun, çağımız şov dünyası çağı, yani gösteri çağı. Hareketsiz kalmayın.

Tag Cloud