Just another WordPress.com site

Archive for the ‘Uncategorized’ Category

Türkiye Kadın Erkek Eşitliğinde 126. Sırada…

Cenova merkezli Dünya Ekonomik Forumu, 2010 yılı cinsiyetler arası fark raporunu sundu. Rapor, dünya ülkelerini, ekonomik katılım, eğitim düzeyi, sağlık ve ortalama ömür ve politik güç olmak üzere dört alanda değerlendirmeye aldı.
Raporda, Türkiye değerlendirilen 134 ülke arasında sağlık alanında 61, siyasette 99, ekonomik katılım ve fırsat eşitliği konusunda 131, eğitim konusunda da 109. sıralarda yer bulurken, toplamda 126. sırada yer aldı.

Rapora göre Kuzey Avrupa ülkeleri, İzlanda (1), Norveç (2), Finlandiya (3) ve İsveç (4), dünya üzerinde kadın-erkek arasında en büyük eşitliği sağlamaya devam ediyor.
Bu değerlendirmeye göre Türkiye, kadın erkek eşitliği konusunda bir kere daha başarısız oldu. İran, Hindistan, Malezya, Birleşik Arap Emirlikleri ve neredeyse tüm Afrika ülkelerinden geride kaldı.

Rapora göre sondan üç ülke Yemen, Çad ve Pakistan olarak sıralandı.

Advertisements

Sergiye Davet…

Kadının Sosyal Hayatını Araştırma ve İnceleme Derneği Ayvalık Şubesi’nin öğretmenleri Aysel Güngör mihmandarlığında, bir yıllık çalışmalarından derlenen en güzel eserlerle oluşturulan “Kırkyama,Dantel, Anglez-Boyutlu Resim, Hamur Seramik Sergisi” 30 haziran-03 temmuz 2010 tarihleri arasında gezilebilir.

Yer: Belediye Sanat Galerisi (Ayvalık)
Açılış Kokteyli: 30.06.2010 Çarşamba
 Saat: 17.30

Türkiye’nin Rol Model Kadınları…

Cumhuriyet tarihi boyunca birçok Türk kadını, yarattıkları ilklerle kendilerinden sonra gelen kadınlara örnek oldular.

Türk kadınının, ”var olma” mücadelesindeki önemli tarihler şöyle:
-1920: İlk Türk kadın avukat Süreyya Ağaoğlu, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne kaydoldu.
-1921: Dr. Safiye Ali, Almanya’da tıp eğitimini tamamlayarak ilk Türk kadın hekim oldu.
-1922: Yedi kız öğrenci, Tıbbiye’ye kayıt yaptırarak eğitime başladı.
-Haziran 1923: Nezihe Muhittin’in başkanlığında ilk kadın partisi olan Kadınlar Halk Fırkası’nın kurulması girişiminde bulunuldu, kadınlara oy hakkı tanımayan 1909 tarihli Seçim Kanunu gereğince valilikçe partinin kuruluşuna onay verilmediğinden dernekleşmeye gidildi.

-1924: İlk Türk kadın diş hekimi Ferdane Bozdoğan Erberk, diplomasını aldı.
-1930: Türkiye’de ilk kadın yargıçlar atandı.
-1933: Aydın’ın Karpuzlu köyünde ilk kadın muhtar Gül Esin, yaklaşık 500 oy alarak seçildi.
-8 Şubat 1935: Türkiye Büyük Millet Meclisi 5. Dönem seçimleri sonucunda 17 kadın milletvekili ilk kez meclise girdi, ara seçimlerde bu sayı 18’e ulaştı. Mebrure Gönenç, Hatı Çırpan, Türkan Örs Baştuğ, Sabiha Gökçül Erbay, Şekibe İnsel, Hatice Özgener, Huriye Öniz Baha, Fatma Memik, Nakiye Elgün, Fakihe Öymen, Ferruh Güpgüp, Bahire Bediş Morova Aydilek, Mihri Bektaş, Meliha Ulaş, Esma Nayman, Sabiha Görkey, Seniha Hızal ile Benal Nevzad İstar Arıman, Türk kadınının temsil eden ilk vekillerdi.
-1936: Eskişehir Askeri Hava Okulu’ndan mezun olan Atatürk’ün manevi kızı Sabiha Gökçen dünyanın ilk kadın savaş pilotu oldu.
-1950: İlk kadın belediye başkanı Müfide İlhan, Mersin’den seçildi.
-1957: Türk ordusunun ilk kadın doktor subayı Dr. Sema Aran, teğmen rütbesiyle göreve başladı.
-1958: Leman Altınçekiç, Eskişehir jet eğitim filosundaki eğitimini başarıyla tamamlayarak, jet pilotu brövesini taktı.
-1971: İlk kadın bakan Dr. Türkan Akyol atandı.
-1982: Filiz Dinçmen, Hollanda Lahey Büyükelçiliğine atandı.
-1991: İlk kadın vali Lale Aytaman, Muğla’ya atandı.
-1993: Alev Kılıçkeser Hottin, Eskişehir Anadolu Üniversitesi Sivil Havacılık Yüksek Okulu Pilotaj Bölümü’nden mezun olarak ticari havayollarındaki ilk Türk kadın pilot oldu.
-1993: Türkiye’nin ilk kadın başbakanı Tansu Çiller, hükümeti kurdu.
-1996: İlk kadın deniz subaylar, Deniz Harp Okulu’ndan mezun oldu.
-2005: Tülay Tuğcu, Anayasa Mahkemesi başkanlığına seçilen ilk kadın oldu.
-2007: Arzuhan Doğan Yalçındağ, TÜSİAD başkanlığına seçildi.

İlklere imza atarak kendilerinden sonra gelenlere örnek olan diğer Türk kadınları da şöyle:
-İlk Adalet Müfettişi ve Adalet Başmüfettişi: Nazmiye Kılıç
-İlk Danıştay Başkanı: Füruzan İkincioğulları
-İlk Danıştay üyesi: Şükran Esmerer
-İlk Hakim: Suat Berk
-İlk Savcı: Tüzünkan Koçhisaroğlu
-İlk Sayıştay Üyesi: Fehrunisa Etmen
-İlk Yargıtay Üyesi: Melahat Ruacan
-İlk Kadın Emniyet Müdürü: Feriha Sanerk
-İlk Karakol Amiri: Nevlan Kulak
-İlk Polis Memuru: Betül Diker
-İlk Kaymakam: Özlem Bozkurt
-İlk Milli Eğitim Müdürü: Güler Karakülah
-İlk Opera Sanatçısı: Semiha Berksoy
-İlk Profesör: Dr. Fazıla Şevket Giz
-İlk Rektör: Prof. Dr. Saffet Rıza Alpar
-İlk Subay: Ülkü Sema Toksöz
-İlk TBMM Başkanvekili: Neriman Neftçi
-İlk Eczacı: Rukiye Kanat Arran
-İlk Gazeteci: Selma Rıza
-İlk Makinist: Seher Aytaç
-İlk Kadın İtfaiyeci: Sabiha Yalçın
-İlk Radyo Spikeri: Emel Gazimihal
-İlk Televizyon Spikeri: Nuran Devres
-İlk Avrupa’nın ve Türkiye’nin FİFA kokartlı hakemi: Lale Orta
-İlk kadın vaiz: Prof. Dr. Beyza Bilgin

kaynak:AA

"Çocuk da yaparım, kariyer de.."sloganı tarihe mi karışıyor..?

Ülkemizde yüzde 70’den fazla işyerinde hamilelik nedeniyle işten çıkartılan kadın, patronuna dava açamıyor. Yasalara rağmen birçok işyeri yeni doğum yapan kadının ihtiyacı olan ortamı sağlamıyor ve izinleri kullandırmada sorun çıkartıyor.

“Çocuk da yaparım, kariyer de..”. sloganı tarihe karıştı. Birleşmiş Milletler raporuna göre kadınların liderlik pozisyonuna yükselmelerinin önünde ciddi engeller var. Patronlar, çocuk doğurup işini ihmal edeceği düşüncesiyle kadın yöneticiyi tercih etmiyorlar. Araştırmalar bu nedenle çocuk yapma hayalinden vazgeçen kadınların sayısının her geçen gün arttığını söylüyor. Çocuk doğuranların durumu ise oldukça sıkıntılı.

Hamileliklerinde uyduruk bir neden gösterilerek işten çıkartılanlar, tuvaletlerde süt sağanlar, süt iznine gitmek istediği için patronunun ters bakışlarına maruz kalanlar, uzayan toplantılarda sütünü çekemediği için ateşlenenler, işe döner dönmez önüne yığılan dosyalar nedeniyle geç saatlere kadar çalışmak zorunda kalanlar…


Velhasıl ülkemizde “çalışan anne” olmak hâlâ çok zor.

4857 sayılı İş Kanunu’nda kadının doğum öncesi ve sonrasına dair yasal hakları açıkça belirtilmiş. Üstelik 502den fazla işçinin çalıştığı her işyerinde emzirme odası ve kreş olması gerekiyor. Peki öyle mi? Gazi Üniversitesi İş Hukuku Profesörü Nizamettin Aktay merak edilen soruları yanıtlıyor:

– İş Kanununun 74. maddesindeki izin süreleri sizce yeterli midir?
Avrupa standartlarının altındadır. İzin süreleri daha uzun olmalı, bir yaşından küçük evlat edinen anneye de aynı haklar verilmelidir. Babalara doğum izninin yürürlülüğe girmesi sevindiricidir.

– İşten çıkartılan hamile kadının yasal hakları nedir?
Yasaya göre işveren geçerli bir sebep göstermeden ve bu sebepi kanıtlamadan hamile bir kadını işten çıkartmışsa ağırlaştırılmış tazminat cezasına çarptırılır. Dört aylık maaşı, dört aya kadar çalışmadığı sürenin maaşı ve kıdem tazminatının toplamını işçisine ödemesi gerekir. Ancak bu 30’dan fazla kişinin çalıştığı işyerleri için geçerlidir. İşverenler başlarına bu tür işler açılmaması için çalışan sayılarını 29 gösteriyorlar. Kısaca ülkemizde yüzde 70’den fazla işyerinde böyle bir dava açamıyorsunuz.

– Peki işveren işten çıkartmıyor, ama süt izni gibi yasal haklarını kullanmada sorun çıkartıyorsa…
Bu durumda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na durumu bildirip, takip kararı aldırtmanız lazım. Durum kanıtlanırsa, yine işverene para cezası uygulanıyor. Ancak ülkemizde bu işler çok ağır yürüyor ya da takip edilmiyor. Kamu bürokrasisinin işverenin üstüne gitmemek gibi bir tavrı vardır.

– Çok büyük şirketlerde bile emzirme odası veya kreş yok. Bunun da cezai yaptırımı yok mu?
Kanuna göre en az 50 işçinin çalıştığı her işyerinde kreş ve emzirme odası olmalı. Yoksa para cezası uygulanıyor ve Bakanlık sizden kısa bir süre içinde bu odaları yaptırmanızı istiyor. Bunun sorun olacağını düşünen şirketler ise çalışan sayısını en fazla 49 gösteriyor. Zaten böyle göstermeseler de takip edilmiyor.


kaynak: vatan gazetesi

Tag Cloud